O, ilmiyle daima bilir, ilim O'nun ezelde olan sıfatıdır. O, kudretiyle güç yetirendir ve kudret O'nun ezeli sıfatıdır. O, kelamı ile konuşur, kelam O'nun ezeli sıfatıdır. O, yaratma sıfatı ile yaratıcıdır, yaratma onun ezeli sıfatıdır. O, fiili ile yapandır, fiil O'nun ezelde sıfatıdır. Meful (yapılan şey) yaratılmıştır. Allah Teâlâ'nın fiili ise yaratılmış değildir. Kim ki Allah'ın sıfatları yaratılmıştır veya sonradan meydana gelmiştir derse yahut bunlarda tereddüt veya şüphe ederse Allah'ı inkar etmiş olur.
Allah Teâlâ şeydir, ancak diğer şeyler gibi değildir. Allah için söz konusu olan şeyin manası; cisimsiz, cevhersiz, arazsız, sınırsız, rakipsiz, eşsiz ve benzersiz olmasıdır. Kur'an'da bildirildiği üzere Allah'ın eli (yed), yüzü (vech) ve nefsi vardır. O'nun eli, yüzü ve nefsi keyfiyeti bizce meçhul olan sıfatlardır. O'nun eli, gücü veya nimetidir denilemez. Çünkü bu durumda Allah'ın sıfatı ortadan kaldırılmış olur.
O'nun gazabı ve rızası da keyfiyeti bizce meçhul olan iki sıfattır.
Dünya'da ve ahirette, Allah'ın dilemesi, ilmi hükmü, takdiri ve Levh-i Mahfuz'daki yazısı olmadan hiçbir şey meydana gelmez. Ancak Allah'ın Levh-i Mahfuz'daki yazısı, hüküm olarak değil, vasıf olarak yazılıdır.
Allah'a itaat edilen şeylerin hepsi O'nun emri, muhabbeti ve rızası, ilmi, dilemesi, hükmü ve takdiri ile zorunlu (vacip) kılınmışlardır. Günahların hepsi de Allah'ın ilmi, hükmü, takdiri ve dilemesiyledir, ancak O'nun rızası ve emri ile değildir.
Bir müslümanı, helal saymaması şartıyla, büyük günah işlemiş dahi olsa kâfir saymayız.
İman, dil ile ikrar, kalb ile tasdiktir.
İnsan tevhid (Allah'ı birleme) ilminin inceliklerinden herhangi birinde problemle karşılaşırsa, sorup öğreneceği bir âlim buluncaya kadar, Allah katında doğru olan ne ise, ona inanması gerekir. Böyle