Ülkede gittikçe çoğalan Samiler Sümerceyi öğrenmek, Sümerler de Akadcayı öğrenmek durumunda kaldıklarından, okullarda her iki dilde de eğitim yapıldı. Babil devleti kurulduktan sonra Sümerce halk dili olmaktan çıktı. Fakat sümerlilerin eğitim tarzı,din,efsane, edebi yazıtları Babil okullarında öğretilmeye devam etti. Sümerce ortaçağdaki Latince, eskiçağdaki Yunanca gibi dinsel bir dil olarak hemen hemen İsa’nın doğumuna kadar devam etti
Muazzez hanımın sümerliler ile yazdığı ve aslında alışık almadığım bi yorumlama tarzıyla dinler tarihine bence yanlış değinen bi kitabıdır . Uygarlığın kökeni kitabının henüz ilk sayfalarında Sümer tabletlerini olduğu gibi yazacağından ve kırık eksik ama yorumlanabilir yerleri bile yorumlamadan yazacağından bahsetmişti. Bu ilk kitabında başarılı olmasına karşın, bu kitabında adeta bir şeyleri ıspat etmeye çalışır gibi didinmesi beyhude bir çabadan öteye gidemedi gözümde. Kendisi Türkiye değil dünyada sayılı Sümerologlardan biridir ve onun ilmine tatbiki yaklaşmam. Ayrıca bir görüşün bir dinin savunucusu da değilim, ancak İslami kaynak olarak salt kaynaklar yerine, zamanında diyanette görev yapmış ve müftülüğe kadar yükseldikten sonra okuduğu Sümer tabletleri ve hammurabi kanunlarının etkisiyle önce deist sonra ateist olan birini seçmesini doğru bulmadım. Bile bile lades.. aynı kitabını salt fikirli tarafsız islam kaydından okuyarak söylede etkisi yerinde olabilirdi. Emeğine ve ilmine sağlık Muazzez hanımın. Özellikle hz İbrahim konusunda çok aydınlandım
Eylül! Öyle bir ay ki, geçen her güzel gün için ona minnettar olmak gerekir. Eylül esef ve özlem ayıdır. İçine bir kaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür, özlem çeker..