"Bir kadının," kral tahtında otururken cılız bedenini dikleştirdi, "bir erkekten yalnızca iki hediye beklemeye hakkı vardır: yazın bir çocuk, kışın da ince ketenden bir terlik. İki hediye de kadının evde kalmasına hizmet eder. Çünkü bir kadına münasip olan, doğa tarafından ona öngörülen yer evdir. Karnı şiş, önlüğünün eteklerinde çocukları olan bir kadın evden uzaklaşmaz, aklına aptalca fikirler gelmez, böylece erkeğin iç huzuru sağlama alınır. İç huzuru olan bir erkek de hükümdarının zenginliğini ve refahını artırmak için çok çalışabilir. Evliliği için endişelenmesine gerek kalmadan, alnında teriyle dinlenmeden çalışan erkeğin de aklına aptalca fikirler gelmez. Ancak biri çıkıp da bir kadını istediği zaman çocuk doğura-bileceğine, istemiyorsa doğurması gerekmediğine inandırırsa, üstelik bunu nasıl sağlayacağını kulağına fısıldayıp bir de eline bir ilaç tutuşturursa, işte o zaman saygıdeğer hanımefendi, toplumsal düzen bozulmaya başlar."
Bu kitapta klasik mitoloji yani Yunan ve Roma (Ağırlıklı olarak Yunan) mitolojilerinden söz ediliyor. Anlatırken kuru bilgi verir gibi değil, insanı olayların içine sokarak anlatıyor. Mitolojinin kendisi devasa bir fantastik evren bütünü oluşturduğu için bu tarz konulara ilgisi olanlar keyifle okuyacaktır. Bunun haricinde mitolojinin günlük hayatımıza nasıl bir etkisi olduğunu görmek isteyenler de kesinlikle okumalı.
“Mmm, mis gibi kokmaya başladı. Hepsi piştikten sonra içindekileri süzüp atacağız.”
“Ayak koruyucu bezle süzeceksin herhalde?” Milva bir kaşık daha yontarken yüzünü buruşturdu. “Elimizde tel süzgecimiz olmadan nasıl süzeceğiz?”
“Aşk olsun, sevgili Milva.” Regis gülümsedi. “İşler böyle yürümez! Olmayan şeylerin yerine elimizde olanları koyabiliriz kolayca. Bu, bir girişim ve olumlu düşünme meselesidir.”
“Bilmiş sözlerinle canın cehenneme, vampir.”
“Çorbayı benim zincir zırhımla süzeceğiz,” dedi Cahir. “Ne olacak, sonrasında çalkalarım olur biter.”
“Ama öncesinde de çalkalayacaksın,” dedi Milva. “Yoksa içmem o çorbadan.”
Süzme işi başarıyla tamamlanmıştı