Acılar mı çekmedik yaşamak için
Ölümler mi seçmedik daha güzel günler uğruna
Her gün ölüm her gün ümit her gün yoksunluk
Kim yazdırdı adımızı kara tahtaya
Hanımeli ellerini saçlarından geçirirdi
Hırçındı alıngandı tatlı sakardı
Öyle çok dalardım ki tatlılığına
Gözlerini aradıkça yüreğim daralırdı
İşte şimdi o yok burda
İşte şimdi yüzü yok
Ben şimdi karanlıkta
Onu aramaktayım...
Anne için sadece doğum ânı değil, anne olma ediminin ta kendisi travmatiktir.
Günümüzün “paranoyak ebeveynlik” kültüründe, bilhassa anne, yeni edindiği simgesel role ilişkin sürekli bir kaygı duyma eğilimindedir ve çocuklarını yetiştirme konusunda “doğru olanı” yapmadığından dolayı suçluluk duymaktadır.