“Oysa konuşsak, ya da dokunsak birbirimize
Çekip gidecekti içimizdeki o korkunç noksanlık.
Batık gemilerin deniz diplerini saran,
umutsuzluğu vurmuştu yüzümüze
Birbirimizden ve aşkın keşfedilmemiş gizlerinden ürküyorduk.
Bir definenin ikiye paylaştırılmış haritasında
bilmeden
Birbirimize doğru ilerliyorduk.”