Üç keşişin (Andronikos, Ioakim, Andreas) kiliside bunca zaman alışılageldiği bir durum olan kilisede , - resimlerle ayin yapılmasının yani onlara tapmak- yasaklanınca ki süreci anlatılıyor. Özellikle Andronikos'un bu yeni durumu kabul etmeyerek manastırdan kaçışı, bu kaçış yolunda kendisi ve inancı ile hesaplaşıyor. Bu hesaplaşmada da eski inancı devam ettirme isteğinden çok, yeni bir yaşam kurma istegi var. Andronikos geri dönüyor ve Ioakim onun bulduğu hakikati bulmak için bazı yürüyüşler yapıyor o da..
Kısacası kaçışın ve kendine varışın öyküsü..
Popüler Edebiyat-a kurban gitmiş bir İlahi Aşk ilişkisi, ne yazık.. Elif Şafak ın araştırmacı ve öyküleme yönü oldukça iyi, fakat yalnızca vitrinden ibaret. Popüler Edebiyat dışında bir gereksinimi olanı doyurmayacaktir..
Sıddık Akbayır kendisi için; "fotoğraflarında devrimci bir mahcubiyet saklıydı" der. Bu kitapta bulunan şiirlerinde de şairin "devrimci" yanını ve aynı zaman da toplumsal şiirin enerjisini, imgesel zenginliğini ve kadın olmanın duyarlığını şiirinde buluşturduğu aşikardır. Kitapta beni derinden etkileyen satırları ise: "Beni sorarsan, kış işte !.."
Yazar bu uzun öyküsü elyazmasını kaybeder. Üşenmez, öyküyü yeniden yazar, sonra da taşınırken ilk yazdığı halini bulur. Eski ve yeni metinleri karsılastırdığında aralarında sadece yedi sözcük fark olduğunu görür. Bense; ikinci kez okuyup, yedi farklı anlam çıkardım.. Çocukluğumun öyküsü.. Bir çırpıda okunasıdır zannımca..
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma