GreenSea

GreenSea
@Green_Sea
Cuanto más conoces a las personas, más hermosa se vuelve la soledad. Yazmakta Olduğum Kitabım: SONUN BAŞLANGICI Wattpad Hesabım: //wattpad.com/Green_Sea Kitappad: kitappad.com/greensea Bookstagram Hesabım: greenseabooks
Alfea, 9 Ağustos 2009
26 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Korku
4/10
·96 syf.··
2026 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 00:00
Bence bu kitap insanın iç dünyasına odaklanan, özellikle korku ve suçluluk duygusunu iyi yansıtan bir eser. Olaylar çok büyük ya da karmaşık değil ama karakterin yaşadığı psikolojik baskı oldukça yoğun verildiği için okurken o gerginliği hissediyorsun. Ama açıkçası ana karakterin bazı davranışları bana pek mantıklı gelmedi. Özellikle yaptığı bazı seçimlerin arkasında çok güçlü bir neden yokmuş gibi hissettirdiği için, hikâyeye tam olarak bağlanmakta zorlandım. Bu da yer yer kopukluk yaşamama sebep oldu. Bir de kitap boyunca benzer bir duygu hâlinin devam etmesi, bir noktadan sonra tekrar hissi oluşturabiliyor. Hikâye ilerlese de duygusal ton çok değişmediği için bazı yerlerde tempo bana biraz durağan geldi. Yine de dili sade ve akıcı olduğu için okunması kolay bir kitap. Genel olarak ne çok etkileyici ne de sıkıcıydı; daha çok ortada kalan ama psikolojik yönüyle düşündüren bir eser diyebilirim.
KorkuStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019124,8bin okunma
Reklam
Romeo ve Juliet
6/10
·133 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 15:17
Romeo ve Juliet’i okurken şunu fark ettim: Bu hikâye sadece bir aşk değil, resmen duyguların en saf ve en yoğun hali. Her şey çok hızlı gelişiyor ama buna rağmen hissettirdikleri asla yüzeysel değil. Bence bu yüzden hâlâ bu kadar konuşuluyor; çünkü o yoğunluk hâlâ geçerli, hâlâ tanıdık. Ama dürüst olayım, bazı yerlerde “bu kadar da hızlı mı yani?” dedim. Birkaç gün içinde bu kadar büyük kararlar alınması bana biraz fazla geldi. Aşkları güçlü ama bazen mantık tamamen devre dışı kalıyor gibi hissettirdi. Bir de olayların bu kadar trajik bir sona gitmesi, biraz da karakterlerin aceleciliğinden kaynaklanıyor gibi. Genel olarak baktığımda ise, yine de etkileyici bir hikâye. Çünkü sadece bir aşk anlatmıyor; aynı zamanda insanların inatlarının, aile baskısının ve yanlış kararların nelere yol açabileceğini de gösteriyor. Yani okurken sadece “romantik” değil, biraz da düşündüren bir tarafı var.
Duygu ve Düşünce
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
Kürk Mantolu Madonna
8/10
·176 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 00:00
Kürk Mantolu Madonna, benim için yalnızca bir aşk hikâyesi değil; insanın iç dünyasında sakladığı sessiz yaraların, anlaşılmama korkusunun ve geç kalmış duyguların romanı gibi geliyor. Kitabı okurken sanki bir insanın kalbinin içine bırakılmış bir günlüğü yavaş yavaş açıyormuşum hissine kapıldım. Romanın merkezinde duran Raif Efendi, dışarıdan bakıldığında silik, sıradan ve hatta biraz renksiz görünen bir insan. Fakat sayfalar ilerledikçe onun iç dünyasının aslında ne kadar derin ve kırılgan olduğunu fark ediyorum. Hayatın gürültüsüne karışamayan, duygularını açıkça yaşayamayan bir insanın sessizliği var onda. Belki de bu yüzden onun hikâyesi bana çok tanıdık geliyor: Bazı insanlar dünyaya seslerini yükseltmek için değil, içlerinde biriktirdikleriyle yaşamayı öğrenmek için geliyor. Raif Efendi’nin Berlin’de tanıdığı Maria Puder ise romanın en güçlü rüzgârı gibi. Özgür, cesur, kalıplara sığmayan bir kadın. Onun varlığı Raif Efendi’nin yıllardır kapalı duran duygularını yavaş yavaş uyandırıyor. Ama bu aşk öyle büyük, öyle kırılgan ki; insan okurken mutlulukla hüzün arasında ince bir çizgide yürüyormuş gibi hissediyor. Bu romanı okurken en çok hissettiğim şey şu oldu: İnsan bazen hayatını gerçekten yaşamadan da yıllarını geçirebilir. İçinde sakladığı bir duygu, bir anı, bir kişi… bütün bir ömrün en büyük gerçeği olabilir. Raif Efendi’nin kalbinde sakladığı Maria Puder hatırası da tam olarak böyle; sessiz ama sarsılmaz bir iz gibi. Sabahattin Ali bu hikâyeyi öyle sade ama derin bir dille anlatıyor ki, sayfalar ilerledikçe insan kendi yalnızlığını da düşünmeden edemiyor. Çünkü roman aslında şunu fısıldıyor: Bazı aşklar yaşanmak için değil, insanın içinde bir ömür taşınmak için vardır. Benim için Kürk Mantolu Madonna, bir aşkın hikâyesinden çok daha fazlası. Bu kitap; geç
Duygu ve Düşünce
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022375,8bin okunma
İnsan Neyle Yaşar
8/10
·104 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:00
İnsan Neyle Yaşar benim için yalnızca kısa bir hikâye değil; insanın varlığını, merhametini ve birbirine bağlılığını anlatan derin bir düşünce gibi. Kitabı okurken sanki basit bir olayın içinde saklanmış büyük bir hakikatle karşılaşıyormuşum hissine kapıldım. Hikâyenin merkezinde sıradan bir ayakkabıcı olan Simon var. Fakirliğiyle, günlük telaşlarıyla yaşayan, hayatın yükünü sessizce taşıyan bir insan. Bir gün yol kenarında karşılaştığı gizemli ve çaresiz bir adam olan Mihail ise bu sade hayatın içine beklenmedik bir anlam katıyor. Simon’un onu yanına alması, aslında sadece bir iyilik değil; insanın insana uzattığı görünmez bir bağ gibi. Hikâye ilerledikçe fark ediyorum ki mesele yalnızca iki insanın karşılaşması değil. Asıl mesele, insanın gerçekten neyle yaşadığını anlamak. Para mı, güç mü, planlar mı? Yoksa daha derin, daha sessiz bir şey mi? Mihail’in varlığıyla birlikte bu sorunun cevabı yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Lev Tolstoy bu hikâyede bana şunu düşündürüyor: İnsan aslında sandığı şeylerle yaşamaz. İnsan; merhametle, iyilikle ve başkalarının kalbine dokunabilme gücüyle yaşar. Çünkü insanı ayakta tutan şey yalnızca kendi hayatı değil, başkalarının hayatına dokunabildiği o küçük ama anlamlı anlardır. Bu hikâyeyi bitirdiğimde içimde kalan düşünce çok sade ama çok güçlüydü: İnsan planlarıyla değil, sevgisiyle yaşar. Ve bazen bir yabancıya uzatılan küçük bir iyilik, insan olmanın en büyük cevabı haline gelir.
Duygu ve Düşünce
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Olimpos Yayınları · 2021233,9bin okunma
Gecenin Hikayesi Birinci Kitabı Aylema
7/10
·480 syf.··
2025 50. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 00:00
Uzun süredir okumak istefiğüm ama bir türlü fırsat bulamadığım bür kitaptı... Fantastik türlerini çok okumaya alışkın da değilim aşırı seven biri de değilim ama bu seriye şans vermek istiyordum, sevdiğim bir seride oldu diyebiliriz.Kabul ilk kitap özelliklere başları oldukça zorladı beni ama tavsiye eden olsun maraton videoları olsun zaten ilk kitabın yavaş ilerlediğini ve ilerleyişini yavaş olduğunu söylüyorlardı ama kitap benim için kesinlikle Yargıcı girdikten sonra başladı. Sırf onun için okuyorum diyebilirim. Doruk'a sinir olabileceğimi söylemişlerdi zaten ki öyle de oldu. Doruk karakteri benim için neresinden tutsam elimde kalan bir karaktere sahipti. Maya'ya yaklaşıyor sanki sevgilisi gibi davranıyor hatta "benim hırçın sevgilim" diyen bir karakter kıza umut veriyor ama aynı zamanda kızın kuzeni ile sevgili, bir öyle bir böyle bir karakter kendisi sevemedim bir türlü diğer kitaplarda durum ne olur bilemiyorum. Ana karakterimiz maya ise benim açımdan bir tık toksik bir karakter gibi Doruk'a olan bitmek tükenmek bilmeyen bir aşk ne aşkmış ama yeter artık diye isyan ettim bir yerden sonra, nasıl oluyorsa her konu bir şekilde Doruk'a olan aşkına geliyor. Kitaptaki beyinlerin çoğunda mayanın Doruk'a aşkını okuyoruz resmen... Betimleme konusuna da gelecek olursak bence bir tık fazlaydı normaldede betimleme sevmiyorum tam bir diyalog okuruyumda diyebiliriz ama kitaplarda diyalog az olunca çok hoşuma gitmiyor. Bu konuda büyük bir fikir sahibi değilim ama sanırım Nagihan betimleme yazmayı daha çok seviyor. Betimlemeler hakkında kötü diyemem oldukça hoşuma giden alıntıların yarısı betimlemelerden oluşuyor. Sadece bir önceki paragrafta bahsettiğim konu geçerli... Yargıcı karakteri evet bazı kısımlarda toksik gelebilir ama benim genel olarak beğendim bir karakter
Duygu ve Düşünce
Gecenin Hikayesi - AylemaN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20203,450 okunma