Sıkıntımın en gizli yeraltında
Sesi plağa geri veriyorum
Nakaratı hayata
Bir deyim pişmanlığında
Doğanın sızlandığı ufuksuz çemberde
Eğer kandan senin ruhuna geçen sıcaklığın
İzleyebilseydin ölçüsünü
Korkunun dönemecinde ses çıkarmadan acele ederek
Göğsün çarklarından benden alınmış olan ve varsa
Yüz.
Gözler ve söz.
Acaba engellerle yasaklanan sakinlik mi?
Unutulan zamanla kaybolan kökler mi?
Başka bir istikamet ya da aynı serüven?
Asla bir araya gelmez ruhlar ve bedenler.
Senin için önemli değil artık saklı olması
Taşta karanlık kilisenin, ağaçlarda
Daha kırmızı bir güneşin körleşmiş yüzünün,
Yetiyor sana
Uzun uzun ölmek uykuda gibi,
Sevmiyorsun artık birleştiğin gölgeyi bile.