Humeyra

101. "Bilmiyorum ki…." dedin — pek çok durumda, pek çok konumda; ben de, öyle, neredeyse hep, bilinemezlikler içindeydim — hep belirsizliklerle çevrilidir ilişki, diye düşündüm : sızarlar bile onun içine, diye... Sana ve bana ne kadar önemli bir iş düşüyor, o zaman, görüyorsun:- İlişkimizi, üstüne hep yeniden çullanan belirsizliklerden temizleyerek, hep yeniden, arı hâliyle tutmak — bilinçlen-dirmek... Onlar hep vardır, hep de çullanırlar ilişkimizin üstüne — bize de düşen, onları hep yeniden ayıklayarak, onu hep yeniden kurmak...
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
86. Kişi, sevdiğini, o öyledir diye mi sever; o, kendine uygundur —giderek, istediği gibi olur— diye mi sever? 'Bıçak sırtı' gibi bir düşünceydi— Karşı sorular: Ya, o, 'öyle' değilse? Ya, o, kişinin 'istediği' gibi olmayacaksa? İkili çelişme... Onu, öyle, tam olduğu gibi mi sever; kendine uygun olur diye mi sever? Bu sorular yanıtlanabilir mi hiç?...
Sayfa 125·Kitabı okuyor
İnsanın bütün mücadelesi kendisiyledir. Düzeltmekten önce gelir "düzelmek", ıslahtan önce gelir "salah". Salah, düzgün olmak; ıslah başkasını düzeltmektir. Düzgün olan düzeltebilir.
Sayfa 26·Kitabı okuyor

Humeyra

, bir kitabı okumaya başladı
Fatma Bayram
9.3/10 · 1.029 okunma
Şunu da unutma ki, yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur.
Muhtar