Kitabı geçenlerde okudum, uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Açıkçası okuduğuma da değdi. Bir solukta okudum. Böyle, bir insanın içsel yolculuğu olan hikayeler bana hep çekici geliyor. İnsan olarak çoğumuz en azından bilinç düzeyi yüksek insanlar diyeyim, bu içsel yolculuğu; sorgulama ve hesaplaşmayı er ya da geç yaşarız. Konunun ne olduğu önemli bile değil önemli olan seni yiyip bitiren düşüncelerden kurtulmak için nasıl bir yol izlediğin.
Bu düşüncelerin sen de bıraktığı etki, ruh hali. Bu ruh halinin sen de bıraktığı kıyım. İşte bu kitapta bu düşüncelerin bu ruh halinin ürünü. Ancak Tolstoy bunu daha çok inancı üzerinden yapıyor. Felsefe vs açısından sorularına cevap arıyor. İlk önce çevresine bakıyor, sonra da kendisine bakıyor. Çevresinin ve kendisinin yaşam biçimi, eğitimi ve inancını sorguluyor. Bazı yerlerde kendimi buldum ve gözlerim istemsizce doldu. İnsana yıllar öncesinden birinin - şu an yaşamayan birinin- seslenmesi ne güzel. Ortak düşüncelerde buluşması, o insanın yol göstermesi ne tuhaf. Yaşayan insanlarda bulamadığı derinliği bulabilmesi ne şans. Kitapların belki de en güzel yanı budur.
Neyse bence mutlaka okuyun derim :)
"Her şeyden önce, anadilimize saygı göstermeli ve onu korumalıyız; dilimiz yaşadığı sürece biz de bir halk olduğumuzu hissedeceğiz. Atalarımızın dili yok olursa, halk da tükenir ve yok olur."
En sevdiğim kitaplar arasında yer alıyor. Konusu itibariyle beni hemen içine çekti. Nedense konusu böyle özgürlük-hapis-haksızlık-adalet vs olan kitaplardan çok hoşlanıyorum. O insanın yolculuğu beni çok çekiyor. Bir de dili çok ustaca kullanılmış ve etkileyici ise okuduğumdan da keyif alıyorum. Kitap çok uzun olmasına rağmen bir solukta okumuştum. Hatta üzerinden epey zaman geçtiği için yeniden okumak istiyorum. Bence herkes bu kitabı okumalı. ️
Kitabı geçen sene okudum. O zamanlar ismini çok duyduğum için Zülfü Livaneli'den bir kitap okumak istedim. Kitabı okurken artık popüler kültürün etkisinden midir bilmiyorum ne kadar çok beklentiye girdiysem...Dehşet bir kitap beklemiştim ancak tabi ki beklediğim gibi olmadı. Bana çok edebi gelmedi dili, anlatımı. Konusu ve kurgusu da kitabın yarısından itibaren tahmin edilebilir bir hal aldı. Kitap yazmak zaten sadece konu ve kurgu ile hallolabilecek bir şey değil dilde de yetkin olup etkili anlatabilmek de önemli. Bana kalırsa anlatılan konudan ziyade nasıl anlatılıp sunulduğu daha önemli. Çünkü edebi eseri, edebiyat ile bağlantılı yapan budur. Kitap epey akıcı evet ancak beklentimin çok altında kaldığı için o zaman epey okumak istemediğimi belirtmek isterim. Beğenenler nasıl beğendi bilemiyorum fakat ben çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Ancak yazar hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz ya da okumaya yeni başlayacaksanız tercih edilebilir.