Gül Sina

Puan vermedi·186 syf.··
2026 1. kitabı
Farklılıklarıyla doğmuş bir çocuk Egemen. Onun yetişkinliğe giden hayatını annesi Sibel Durmaz son derece akılı bir üslupla anlatmış. Özel çocuğa sahip bireylerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Olmayanlar da okusun ki onların neler yaşadığını anlayıp empati yapabilsin.
Otizm Bizi YenemedinSibel Durmaz · Sirya Yayıncılık · 20256 okunma
Reklam
Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 21:58
Dünyanın En Yalnız Beyni Uzun süre önce katıldığım bir televizyon programında program sunucusu sormuştu; Gül Sina Hanım, her kitabınız işlevsel, bunun sebebi nedir? Özellikle bu konuları mı tercih ediyorsunuz? Hayır, dedim bu insanın hayata bakışıyla duruşuyla alakalı bir şey, isteyerek yapmıyor, sadece ilgi duyduğum konulara yöneliyorum. İşlevsellik bu şekilde ortaya çıkıyor.   İşte şimdi bu kitabı okurken işlevsellik üzerinde duruyorum. Her kitabın mutlaka işlevsel olması gerekmez ama işlevsel kitaplar kişiliğimizde ve hayata bakışımızda istendik değişimler yaratır. Bu anlamda işlevsel gördüklerimi tercih etmeye çalışırım. Serkan Karaismailoğlu kitaplarını işlevsel kitaplar kategorisinde değerlendirebiliriz. Daha önce kadın beyni, erkek beyni, yapay zeka üzerine uzun çalışmalar sonucu elde ettiği deneyimlerini aktardığı kitaplar yazan Karaismailoğlu bu kitabında ergenlik dönemindeki beynin geçirdiği metamorfoza değiniyor, beyinde ortaya çıkan değişimleri ele alıyor. Gençlik dönemini tarif etmek için eski insanlar, “Aklı beş karış havada, başında kavak yelleri esiyor” gibi tanımlamalarda bulunmuşlar ancak bunlar gözlem sonucu yapılmış tanımlar. Dünyanın En Yalnız Beyni kitabında bütün bunların fizyolojik temelli davranışlar olduğunu, gençlik dönemindeki bireylerin ebeveynlerine inat olsun diye isyankar tutumlar içine girmediğini anlıyoruz. Karaismailoğlu, gençlik dönemini yaşayan bireyleri “sistemdeki en zayıf halka” olarak tanımlıyor. Etkilenmeye en açık beyinler çünkü henüz gelişimlerini tamamlamamışlar ve ebeveynlerinden kopma dönemlerinde her türlü olumsuz dışsal etkiye açıklar. Evrimsel olarak ebeveynlerinden farklı bir heyecan ve enerjiye sahipler. Bu da onları ikna etmeyi bir bakıma kolaylaştırıyor. Üstelik ergen beyin hatalarından ders çıkarmayı da beceremiyor. Çünkü;
1000Kitap
Dünyanın En Yalnız BeyniSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20253,353 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2021 09:58
“Dura Mater” sinirbilim alanındaki önemli isimlerden Serkan Karaismailoğlu’nun son kitabı. Kitap aynı zamanda bir serinin de finali olarak yayımlandı. “Mater serisi.” “Mater serisi”, yazarı tarafından “Nöro roman” olarak tanımlandı. Tanımı, serinin önceki kitaplarının incelemesinde pek çok kişi yaptı ancak tekrar etmekte yarar var. Nöro roman, bilimsel verileri metne uygun şekilde yerleştirerek yazılan romanın tanımı. Mater serisinde dikkati çeken ilk husus yazarın derin bir birikime sahip olması. Sinirbilim alanında uzman olmasına karşın konuyla alakalı olmayan pek çok değinme yer alıyor kitaplarda. En dikkat çekeni bilim ve teknoloji. Bunları mitoloji takip ediyor. Yazarın bilim ve teknolojideki son gelişmeleri son derece yakından takip ettiğini metinden anlıyoruz. Mitolojiye gelince, kahramanların isimleri çokça mitolojik şahsiyetlerden seçilmiş. Kişilikleri ve mitolojik özellikleri paralellik taşıyor. Bunun yanı sıra yazar iyi bir gözlemci. Şu satırlar gözlem konusunda fikir verebilir. “Mesela 2300 yıl önce yaşamış olan Aristotales’in öğrencisi Theoprastus, bir insanın harcayabileceği en değerli şeyin zaman olduğunu söylemiş. Aranızda, bu çok ilkel bir düşünce ben buna katılmıyorum diyecek olan var mı? Karakterler adlı kitabında insanları davranışlarına göre türlere ayıran Theoprastas, bakın o dönemde boşboğaz insanları nasıl tanımlamış. Söze karısını överek başlayan, önceki gece gördüğü rüyayı anlatan ve yediği yemekleri teker teker sıralayan insanlar. Şimdi sosyal medya hesaplarınızda yiyeceği her yemeğin fotoğrafını paylaşan ya da sevgili veya eşlerini her yüklediği fotoğrafın içine sokmaya çalışan kişileri düşünün. Üzerinden 2300 yıl geçmiş olsa bile bazı tanımların ne kadar geçerli olduğu hala ortada. Burada ise bir başka yazı görmektesiniz. Bugünün gençleri
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·488 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
Herhangi bir kitabı elimize aldığımızda onunla ilgili bir öngörüye sahibizdir genellikle. Ya bir arkadaşımızın önerisidir ya da çok satan kitaplar arasından seçim yapmışızdır. Bu öngörü, yazarın önceki kitaplarını okuduysak daha güçlüdür. Ne okuyacağımızı, nasıl bir hazzın eşiğinde olduğumuzu tahmin ederiz. Serkan Karaismailoğlu’nun son kitabı Arachnoid Mater’i bu duygularla elime alıyorum. Bir yandan yarım kalmış bir hikâyenin devamını okuyacağım, diğer yandan şimdiye kadar duymadığım bazı saptamalar yani bilimsel gerçeklerle tanışacağım. Serkan Karaismailoğlu bir bilim insanı. Romanı hakkında “Nöro roman” tanımını yapıyor. Bilimsel gerçeklerle harmanlanmış hikâye... Bilgiyi ilk elden ama romanın doğal akışı içinde veriyor. Karaismailoğlu, bilim insanı sıfatını sonuna kadar hak ediyor. Bir söyleşisinde dile getirdiği gibi sürekli bilimsel yayın okuyor. Romanları hakkında yapılan, edebi dil kullanmadığı yönündeki eleştirilerin nedeni bu olabilir. Yazar, edebi dil kaygısı taşımak yerine bilgi aktarımı yapmayı tercih ediyor. Kitap gündelik dille yazılmış. Bununla beraber, edebi dil kullanmasıyla bilinen yazarların kitaplarıyla yarışıyor. Liste başı. İlk baskı 15.000 adet ve yüksek denebilecek bir satış rakamıyla okura sunulmuş. Kitap okurken bazı kahramanlarla aramızda yoğun bir duygu akışı yaşanır. Karaismailoğlu bu akışı okuruyla doğrudan gerçekleştiriyor. Duyguya hitap ediyor. Duygudaşlık yaratıyor. Belki bu nedenle kitap henüz satışa sunulmadan önce bile yoğun talep görüyor. Bunu üç kitaplık serinin ikincisi olan Arachnoid Mater’in ilk baskısına özel teşekkür notunda görmek mümkün. “Yol arkadaşı” olarak tanımladığı okuru için nazik bir not yazmış. Yazarın nöronlarını sevdiğini düşünüyorum. Öyle ki o nöronlardan dökülen kelime ya da cümlelere dokunulmasına izin
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202011bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2019 74. kitabı
Ahmed Arif, kitabına adını veren dizeleri için şöyle diyor; “Aslı, Hasretinden Prangalar Çürüttüm idi, doğrusu çürümekti zaten, ancak çürüttüm kelimesinde üç tane ü harfi geçiyor, insanın kulağını tırmalıyordu. Şairlerin gerçek kulağının yanında bir de yüreğinin kulağı vardır, işte o kelime yüreğimi tırmalıyordu. Bu yüzden değiştirip eskittim yaptım." Kelimelerin de melodisi var, bir de çağrıştırdıkları. Çürümek deyince insanın aklına çürük meyveler gelir ilk, oysa eskimek deyince öyle midir? Eski ve anı yüklü bir örtü, eskitilmiş mobilyalar, eski fotoğraflar vesaire... Çürümüş olan yok olmaya mahkûmdur ancak eski her daim bir yerlerde izler bırakır, taşıdığı izler hiç silinmez çünkü.
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma
Reklam