“ Talihliyim tabii ya, “dedi. Aynı masallarda dendiği gibi Kafdağı’nın ardında bir köyden onu alıp buraya, bir parmak şaklatarak bütün bir vilayetin halkını ölüme mahkûm edebilecek kudrette bir insanın veliahtını dünyaya getirme noktasına taşıyan macerasını düşündü, başını on altı yaşında bir tıfıl değil de seksen altıya varmış bir ninenin ağırbaşlılığıyla salladı.
‘ Sen de talihli ol, benim küçük prensim. Ol ki dünya görsün. Seni de , beni de.’
Sayfa 26 - İthaki Yayınları