Düşünceleri yeniden ailesine yöneldiğinde duygulanıyor, içinde sevgi duyuyordu. Ortadan kaybolması gerektiğini belki kız kardeşinden bile daha ciddi düşünmekteydi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Buradan gitmeli," diye bağırdı kız kardeş, "tek çare bu, baba. Ama onun Gregor olduğu düşüncesini kafandan atman gerek. Bizim asıl felaketimiz, bunca zaman bu düşünceye inanmış olmamız. Fakat o nasıl Gregor olabilir ki? Gregor olsaydı eğer, insanların böyle bir hayvanla birlikte yaşamalarının olanaksızlığını çoktan anlar ve kendiliğinden çıkıp giderdi.
Görünüşlerinden, güzel veya eğlendirici bir keman dinleyecekleri varsayımında düş kırıklığına uğradıkları, dinlemekten bıktıkları ve salt nezaketlerinden ötürü ses çıkarmadıkları açıkça belliydi. Özellikle tümünün de içtikleri puroların dumanlarını burunlarından ve ağızlarından üfleyiş biçimleri, çok sinirli olduklarını gösteriyordu. Oysa kız çok güzel çalmaktaydı. Başını yana eğmişti, bakışlarını notalarda hem sınayarak, hem de hüzünle gezdiriyordu. Gregor biraz daha ilerledi ve kız kardeşinin bakışlarıyla karşılaşmak ümidiyle, başını yere yapıştırdı. Müzikten bu denli etkilendiğine göre, bir hayvan mıydı gerçekten? Gregor, kendisini o bilmediği ama özlemini çektiği besine götürecek yolun önünde açıldığını duyar gibi olmuştu. Kız kardeşinin yanına değin gidip eteğinden çekmeye, böylece de ona kemanını alıp kendi odasına gelmesini, çünkü buradakilerin hiçbirinin onun değerini kendisi kadar bilmediğini söylemeye kararlıydı.
Koltukta çoğu zaman uzun geceler boyunca kalıyor, gözünü bir an bile kırpmıyor ve saatlerce deriyi hışırdatıp duruyordu. Veya büyük çaba harcamaktan kaçınmaksızın bir koltuğu pencerenin dibine itiyor, pencerenin pervazına tırmanıp koltuğa basarak cama dayanıyordu; herhalde böyle yapmasının nedeni, geçmişte pencereden bakmanın iç dünyasında filizlendirdiği özgürlük duygusunu anımsamasıydı.