Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. Ayaklarını Afrikadan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların Sibiryada olmalı, dudakların Çinde. Gözlerin Hindistanda bir mabudun gözleri olmalı, ellerin İtalyada bir heykelin elleri.
Bulsam da seni parça parça bulmalıyım.
Sensiz kahrolmak vardı. Seninle yaşamak vardı dolu dizgin. Seninle her gece birbirimizi yenilemek vardı odalarda. Odalara sığmamak vardı. Bir sel gibi taşmak vardı gecelerden.
Bir kurt bir geyiği kovalıyordu yüreğimde. Geyik soluk soluğaydı, yorgundu, bitkindi. Karların üzerinde akıp giden bir yıldız gibiydi. Koşuyordu. Koşmak kurtuluş değildi belki, ama bir ümitti. Koşmalıydı.