…
evde oturup dizi izlemeli -film olmaz- kadın programlarını takip etmeli, yemek yapmalı, yemek yemeli, sofra toplamalı, ev süpürmeli, haftada birkaç kez yıkanmalı, markete gitmeli ve uyumalıydı Selime Teyze. Ertesi gün yine aynı rutine uyanmalıydı. Mümkünse hasta olmamalıydı. Mümkünse iş çıkarmamalıydı kimseye. Mümkünse gitmemeliydi kimsenin yanına. Mümkünse çağırmamalıydı da. Mümkünse kolay bir ölüm seçmeliydi kendisine. Mümkünse televizyon izlerken uykuya dalarak, içi geçmiş gibi, bir daha uyanmayarak çekip gitmeliydi bu dünyadan. Mümkünse televizyonu kapatma zahmeti bile bırakmamalıydı onu öylece bulana. Bu bekleniyordu Selime Teyze' den; onun gibi kadınlardan, binlerce anneden, babadan, ihtiyardan. Mümkünse yok gibi var olup yok olsunlar.!
O sıralar hayatımdaki pek çok şeye anlam vermekte güçlük çekiyordum; en yakınımdaki insanlar bile sanki başka dünyalara ait, anlamadığım bir dilde konuşuyordu.