“Onları belki kurtaramayız,” diye ekledi. “Ama kurtaralım derken, biz kurtuluruz. Öyle değil mi? Bunları söylemek istemiyor musun hocam? Kendini kurtarmanın tek yolu başkalarını kurtarmak için çabalamaktır. Haydi öyleyse, öğreten öğretmen... Gel!”
Anılar eğer acı verici ise onlarla yaşamak zordur. Tıpkı ayakkabında bir çakıltaşı ile dolaşmak gibi. Boyutu ne kadar küçük olursa olsun, o kadar çok huzursuz ederdi ki seni, şaşırıp kalırdın
Dünyadaki evliliklerin küçük bir kısmı, zorla yapılan evliliklerde. Geri kalan çok büyük bir kısmı ise birbirinlerini sevdiklerini sanan insanların yaptıklarıydı. Daha doğrusu seveceği insanı bulamadığında, korkudan, bulduğu insanı sevmeye çalışanlar.
Ben kendi hayatımı yaşadığımı sanıyordum, oysa hayatım beni yaşıyordu hep, dış yardım almadan. Bunu anlamam yarım yüzyıl sürdü. Özsaygıma ne büyük bir darbe!
Yola bunun için çıkılmamıştı belki ama yolun vardığı bahçe burasıydı. Nihayet, yola çıkmaya karar verir insan, nereye varacağına değil. Bir yol hikâyesi yazmaya karar verdiğinizde de sonunu muhakkak yol yazar.