Güldane Arslan Baysal

Güldane Arslan Baysal
@Gulldanee
Bazı atlar çatlayacak kadar çok koşup ağızları dumanlar ve köpükler içinde kalınca, ölmemek için kendi dişleriyle boyunlarındaki damarlardan birini ısırıp kanatır ve kanları aktıkça ancak rahatlarlarmış. Bende uzun zamandır çatlayacak kadar çok koşuyorum. Kendi boynuma uzanamayınca malesef böyle seni dişliyorum. İki gözüm önüme aksın ki, bunu sadece hayatta kalabilmek için yapıyorum. Osman ben barışmak istiyorum.
Reklam
Bir kadının kendi kendini tamir etmesinin hikayesi.
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
Bir kitabı okurken beni cezbeden şey kitaba kendimi ait hissetmek ve kendimi bulmaktır. Tamda öyle bir kitapla karşılaşmak ve Aylin balboa ile tanışmak beni çok mutlu etti. Kitabı okurken aklımda hep ayrılık gidene mi zor kalana mı diye düşünmeden edemedim. Veda edilmemiş, uğurlanmamış, her duygu yarım ve eksik kalıyor. Kişinin kendi kendiyle konuşurken bulması kendini. Ayrılık sonrası iç döküş, içe dönüş, kendini buluş... kısacası vedalaşabilme süreci. Kitabın son cümlelerindeki naif veda sözleri her insan kendine yakışanı yapar sözünü bana hatırlattı. Osman gibileri hayatınızdan çıkarttıysanız kendinizden ruhunuzdan parçalar bulabileceğiniz bir kitap. Sohbet tadında akıcı bir tavsiye isteyenlere önerimdir. Bu kaçıncı vedalaşmamız diye soracak olursan, sonuncusu derim. Bu mektupların da sonuna geldik anlayacağın. Gezegenin bir yerlerinde olduğunu bilmek benim için her zaman güzel. Lütfen soluk mavi noktamızda kalmaya ve tadını çıkara çıkara yaşamaya devam et, ben öyle yapacağım. Gülmeyi ihmal etme, sağlığına özen göster, soranlara selam söyle. Başka bir hayatta görüşmek üzere Astalavista Osman!
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
Sevilmeyen insanların gözlerinin ışığı hep biraz sönüktür. Bunu görmek her zaman hüzünlendirir beni. Aç kalmak, susuz kalmak gibi bir şeydir bu...
Her şey bana yabancı geliyor. Sanki bir şeylerin arka tarafına geçmişim gibi. Kulpu olmayan bir kapının arkasındaymışım gibi.
Mağazadan çıktığında Sarah; dünyanın öbür ucunda, Hindistan'da saçlarını veren o kadını ve o saçları büyük bir sabırla tarayıp işlemden geçiren Sicilyalı işçileri düşündü. Saçları tek tek bir tüle tutturarak bir araya getiren o kadını düşündü... O an bütün evrenin, o iyileşsin diye el ele verdiğini hissetti. Aklına Talmud'daki şu cümle geldi: "Bir insanı kur-taran, bütün dünyayı kurtarmış sayılır." Bugün bütün dünya onu kurtarıyordu ve Sarah dünyaya teşekkür etmek istiyordu. Evet, burada, hâlâ hayattaydı. Ve uzun bir süre daha burada olacaktı. Bunu düşününce yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.
Reklam