“Bazı vakalarda katilin kim olduğunun hiçbir önemi yoktur, cinayet silahı kimin elinde olursa olsun, kurbanı öldüren, aslında kendi tutkusudur.” bu cümle ile başlayan Ahmet Ümit 'in Aşkımız Eski Bir Roman kitabı okuması ,akıcı şahane bir kitap.
3 kısa öykü , 3 cinayet .,...
Ahmet Ümit’in polisiye türünde yazdığı kitapların vazgeçilmez karakterleri olan Başkomiser Nevzat, Ali ve Zeynep üçlüsü hikâyelerin ortak karakterleri. Vee Evgenia....
Kitabı okumak eski dostlarla buluşmak gibi oldu :))
1. öykü “Aşkımız Eski Bir Roman” Edebiyat düşkünü(!) bir adamın otel odasında ölü bulunması ve arkasındaki sır perdesi. Agatha Christie bu cinayetin neresinde ?
2. öykü "Overlokçu Kız" çalıştığı işyerinde ölü bulunan bir genç kız .... Bütün oklar kardeşini gösterirken , tesadüf bir karşılaşma ve aydınlanan cinayet. Masum görünen korkunç insanlar...
3. öykü “Sergey Nikolayeviç Jerkovski’ye Ne Oldu?” kansere yönelik yaptığı çalışmaları ile bilinen Rus bir doktor. Konferans için Türkiye’ye gelir ve kaybolur. Öldü mü , öldürüldü mü , kaçırıldı mı ?
Kitapta Evgenia'nın şu sözü şahane :"Aşk öldürmez, eğitimsiz, bencil, ruhsal olarak gelişmemiş insan öldürür. Sorun aşkta değil, sorun nasıl seveceğini bilmeyen insanda.
TAVSİYEDİR...
Gümüş GözyaşlarıKristin Hannah 'ın okuduğum ikinci kitabı.
Aile, aşk, sırlar, fedakalık.....
Mikaela attan düşerek geçirdiği bir kaza sonucu komaya girer. Kocası Liam ve çocuklarını zor günler beklemektedir. Mikaela'nın uyanması neredeyse imkansızdır. Fakat Liam asla umudunu yitirmez. Liam'ın günleri artık hastane odasında karısına olan aşkını ve hatıralarını anlatmakla geçmektedir.
Bir gün ilginç bir tesadüf sonucu Liam karısı ile ilgili bir gerçeği öğrenir.
Liam'ın aşkı için göze aldıkları... Mikaela'nın komaya girmesi Liam'ın uyanışı olmuştur. TAVSİYE
Gümüş GözyaşlarıKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20161,568 okunma
Nadia Hashimi den yine yürek burkan, gözlerimizi dolduran, boğazımızıı düğüm düğüm eden bir kitap ""PENCERESİZ EV"
Bazı topraklarda doğan, büyüyen insanlar şanslı olurken bazı insanlar için bu durum tam tersi. Özellikle kadınlar için...
Kitabın kahramanı ZEBA 'da Afganistan' da doğmuş büyümüş, evlenmiş bir kadın.
ZEBA' nın Kamal ile evlenmesi, çocukları, Kamal 'ın ölümü... ZEBA' nın hapishaneye girmesi, oradaki kadın mahkumlarla yaşadıkları...
ZEBA' yı kurtarmaya çalışan, ABD'den gelen Afganistanlı genç avukat... Avukatın , ZEBA' nın annesinin ZEBA' için mücadelesi .... ZEBA' nın suskunluğu....
Peki ZEBA' neden sustu? Kocası Kamal neden öldü? Ölümünün sebebi ;satır aralarında .
"Kabuğunu Kıran İnci " hala favarim ama Penceresiz Ev de severek okuduğum bir kitap oldu.
Tabii ki Tavsiye
Madeline MillerAkhilleus’un Şarkısı
" Ben, Kirke " yi beğenmiştim. Bu kitapta şahane. Bu kitapla ilgili bazı yorumları ve eleştirileri duymamazlıktan gelin ve ön yargısız okuyun.
Amerikalı Romancı Madeline Miller'in 2011'de yayınlanan ve Orange Ödülü'ne layık bulunan ilk romanı Akhilleus'un Şarkısı, konusunu Antik Yunan'dan almıştır.
Akhilleus ve Patroklos iki yoldaş,iki yakın arkadaş ,iki sevgili(sıradışı olan durum). Birbiri için ölecek kadar seviyorlar birbirini.
~~Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu diyor
PATROKLOS
Ve sonrasında
~~Ben de ölünce küllerimizi karıştırın ve bizi birlikte gömün. Size bu vazifeyi veriyorum diyor
AKHİLLEUS
Akhilleus'un uzun, şöhretsiz ve unutulup gidelecek bir hayattansa; kısa şöhretli bir hayatı seçmesi, Troya savaşı 'na katılması ve ölümü.....
Patroklos'un Troya savaşında Akhilleus'un şanını korumak için onun zırhını giyerek savaşa katılması (kader değiştiren bir karar) ve Hektor tarafından öldürülmesi ...
İntikam için savaşa geri dönüyor AKHİLLEUS. Sevgili PATROKLOS'U öldüren Hektor'u öldürüyor. Sonunda Troya prensi Paris tarafından öldürülüyor.
Kitabı yazmak tam on yıl sürmüş. On yıla da değmiş.
"Sadece bir sene geçmişti. Bu süre içinde çok şey yaşanmıştı. Obayda'dan Obayd'e dönüşmüş, ardından yeniden Obayda olmuştum. O zaman hiç arkadaşım yoktu, sonra Rahim hayatıma girmişti. Artık Rahima'nın hatıralarıyla birlikte Pari ve Rabia gibi yeni arkadaşlarım vardı. Küçük erkek kardeşim, hepimiz onunla ilgileneceğimiz için çok iyi yetişecekti. Bu sene bir şeyi daha fark etmiştim. Ben farklı şeyler yapabilenbir kızdım." Böyle bitiyordu bu şahane kitap. Nadia Hashimi 'nin okuduğum 3. kitabı. " Kabuğunu Kıran İnci ve " Yıldızlara Gülümseyen Kız " dan sonra bu kitabını da çok beğendim.
Yer Afganistan.... Konu BACHA POSH. Bacha posh Afganistan'da erkek çocuğu olmayan ailelerin evin en küçük kızını bir süreliğine erkeğe çevirmesi ve bunun aileye şans getireceğine, bir sonraki bebeğin erkek olacağına inanması... İlginç bir adet ...
Obayda ve ailesi kendi halinde mutlu bir yaşam sürerken, babasının başına gelen talihsiz bir olay ailenin köye taşınması Ve Obayda'nın bacha poshla erkeğe dönüştürülmesi.... Ve o artık OBAYD. Artık daha rahat ve özgür (!)
Kimlik karmaşasına düşen Obayd'ın bu süreçte Rahim (aslında RAHIMA o da bir bacha posh) ile tanışması ve ikili arasındaki sıradışı arkadaşlık.
Kabuğunu Kıran İnci kitabını okumadıysanız önce Kadife Pantolunlu Çocuk kitabı okuyun sonra Rahima'nin hayatını Kabuğunu Kıran İnci den.
Farklı kültürler, bize çok uzak korkunç hayatlar. Bunların gerçek olduğunu düşünmek tüyler ürpertici.
Bu yüzden diyorum ki elimizdekilerin kıymeti paha biçilemez.
İyi ki ATATÜRK