1950’lerde yazılmış olsa da Kayıp Aranıyor, bugünümüze ışık tutuyor; ne yazık ki, çok şey değişmemiş. Ana karekterimiz Nevin, eğitimli, ekonomik özgürlüğe sahip ve dünyayı görmüş bir kadın; ama hâlâ “gazetecinin karısı”, “konsolosun kızı” olarak anılıyor. Kendi adı yok, toplumda değeri yok. Okurken, bu ayrıcalıklara sahip olmayan kadınların yaşadığı sessiz yok sayılışı düşündüm. Kadın olmak hâlâ büyük bir mücadele. Sait Faik’in yoğun betimlemeleri yoruyor belki, ama romanın konusu, onu okunmaya değer kılıyor. Ve belki de en acısı: hâlâ; adını, kendini duyurmak isteyen çok kadın var.