Romanın ilk dört bölümü Feride'nin dilinden günlük olarak yazılmıştır. Son bölümü yazarın dilinden bitirilmiştir. Kurtuluş savaşı yıllarında geçmektedir. Roman çevreyi her yönüyle ele almış, tasvirler ayrıntılı olarak yapılmıştır. Eseri okurken bir anda kendinizi Feride'nin evinde, sınıfında bulabilirsiniz. Romanın dili oldukça sade, anlaşılır ve akıcıdır. Eser ilk başta Feride ve Kamran'ın aşkını ele alıyor gibi görünse de aslında kadının toplumdaki yerini, var olma mücadelesini anlatıyor diyebiliriz. Feride'nin aydın ve idealist bir Türk kadını olduğunu görüyoruz. Tek başına her türlü baskılara rağmen pes etmeyen ve çalışma hayatında da kadının olması gerektiğini, yeri geldiğinde ''erkek işi'' diye tabir edilen işleri bir kadınında bittabi yapabileceğini Feride bize çok iyi gösteriyor. Ayrıca roman da Anadolu'nun geri kalmışlığını ve yoksulluğunu görmek mümkün. Eser; dönemin yaşayış tarzını anlamak, yorumlamak ve görmek açısından okunması gereken klasiklerdendir.