“Çevremdekiler için elimden geleni, hatta gelmeyeni yapar, kendime bile ayırmadığım zamanı onların selameti için gözümü kırpmadan harcardım. Birilerini mutlu etmeye çalışırken yorulmaz, sakınmaz,sıkılmaz, usanmazdım. Yanımda kendilerini anlaşılmış ve tamamlanmış hissetsinler, öyle ki yarım kalmaktan korkup gidemesinler isterdim. Fakat öyle olmadı. Bazen geride, bazen ileride ama nihayetinde hep yalnız kaldım.”
“ Asıl hata, yaptıklarım değil, bana onları yaptıranların arasında kalmayı sürdürmemdi. Doğru nedir emin olamazdım ama yanlışın yapış yapış koynunda onu tanıyacak kadar uzun yaşamıştım. Şimdi her şeyden kurtulma zamanıydı.”
“Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi: Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?”