Tereddütsüz, kaygısız, kararlı, saygılı, dirençsiz ve en önemlisi de suçluluk hissi barındırmayan kendinden emin bir hayır, varlık ve benlik alanınızın en güçlü muhafızıdır.
Ne var ki doğa, gözlerimizi kendi yasalarındaki oranlara öylesine alıştırmıştır ki, onun tecrübeyle sabit ahengindeki en küçük bir sapma bizi ürkütür ve iğrendirir; hal böyle olunca daimi bir haksızlık olarak, onu yaratanın yaptığı her hata, bu başarısızlığın nesnesi olmuş o yaratıya karşı içimizde bir garez uyanmasına sebep olur. Zira vahim şekilde bu garezi o dikkatsiz ressamın yerine, hiçbir suçu olmayan resme yöneltiriz. Sakat ve şekilsiz her varlık, kendi çilesi yetmezmiş gibi bir de eli yüzü düzgün olanların saklamayı bir türlü başaramadıkları, acımasızca dışarı vurdukları rahatsızlıklarına katlanmak zorundadır. Bir anlık hatası olmaktan çıkar ve bir insanın gün geçtikçe durmadan büyüyen acısına, bir ruhun onarılması imkansız felaketine dönüşür; "dünya" denilen, daireler çize çize dönen gezegenimizde bir anlam ve adalet bulunduğuna inanmayı zorlaştıran kötücül bir felakete.