Kitap bir siyaset bilimci olarak döneminin bilgili bir danışmanının yaptığı tavsiyeleri içeriyor. Machiavelli’nin ülkesinde birlik ve beraberliği sağlayacağını düşündüğü hükümdara "ideal hükümdar karakterini" çeşitli konu başlıklarıyla tarif ediyor.
Kitabın çevirmeni olan Necdet ADABAĞ tarafından yazılmış giriş kısmından olan alıntı da, kitap için inceleme niteliği taşıyabilecek bir durumdadır.
Giriş XVİİ
"""
Yazar, Konuşmalar’la bir gelenek yaratmak; eskillerin deneyim bilincini kazanmak; geçmişin iyi yanlarını derlemek yeni sezgilerle yoğurmak ve zamana, kişilere bağlı olmaksızın devletin kalıcılığını sağlayacak öneriler geliştirmek istemiştir. İçinde bulunduğu karışık ve umutsuz siyasal yapı ve ülkenin parçalanmışlığı Machiavelli’yi baskı ve şiddeti de düşünmeye itmiştir. Yalnız kendi içinde değil devletler arasında da hukuk yerine zorba yöntemlere başvurulması gerektiğini salık vermiştir. Yaşanmışlık, şiddet ve kötülüğün de işe yaradığını yazara göstermiştir. Gerektiğinde bu araçlara başvurulmasının yararı olacağını söylemiştir. Karşısındaki örnek şiddetten yana bir hükümdar olan Cesare Borgia’dır. Kötü bir ürünü olmasına karşın kararlılığı çabukluğu gözünü budaktan esirgemeyen yürekliliği ile yazarımıza örnek olmuştur. Hükümranlığı kısa sürmüştür, ama Machiavelli’nin düşüncesinde yer etmiştir. Hükümdar'da Bu kişilikle ilgili önemli şeyler söylemiş ve bu söylediklerinin yer aldığı sayfalar “tüm yapıtın etiğe en sığmayan” sayfaları olarak tanımlanmıştır. Belki bu nedenle yazarın adı kötüye çıkmış ve “Makyavelcilik” gibi aşağılayıcı tanımlarla hak etmediği biçimde anılmıştır. Diderot’a göre Makyavelciliği Machiavelli’ye yüklemek haksızlıktır, çünkü Machiavelli bu yaklaşıma karşı insanları uyaran bir düşünürdür. Ne yazık ki bu olumsuzluklar onun adıyla anılmıştır.