Hüseyin ÖZDEMİR

Hüseyin ÖZDEMİR
@HOzdemir
Puan vermedi·243 syf.··
2021 45. kitabı
Pür-dikkat kitabından sonra bu odaklanma meselesine bir hayli kafa yordum. Bu konu özellikle şu açıdan ufkumu açmaya sebep oldu. İbadetlerde dikkat-huşu nasıl sağlanır diye düşünüyorken tam da buradan beni yakaladı. Kendini verebilmek o an da olabilmek kusursuz bir dikkat istiyor. Bir insanın niyetlenip ,verimli olması için enerjisi zamanı ve dikkati aynı çizgide olmalıdır fakat günümüz sosyal medya- internetin etkisiyle, ciddi şekilde dikkat dağınıklığı ortaya çıkıyor. Kusursuz dikkat - serbest dikkat denilen iki başlık var kitapta. Kusursuz dikkate dair okumalarım vardı ama serbest dikkat uzak kaldığım bir konu. Bilgi edinince canımın sıkılmasına, telefonsuz saatler geçirmeye nefes alıp verirken bilincinde olmaya ve serbest dikkatimle, otomatik pilotta olan düşüncelerimi yakalamaya başladım. Önemli olan çok uzun saatler çalışmak değil. Çalıştığın saati akıllıca geçirip yeterli dikkat ve enerjiyi sağlayabilmek. Hatta diyor ki daha az çalışırsan daha odaklı çalışabilirsin. Kitap üzerine saatlerce konuşabilirim, hiç sıkılmam. bunca zamandır ıskaladığım bu mesele gündemim oldu. Özellikle hedef koyanlar, öğrenciler, bir türlü istikrar ve irade sağlayamamaktan şikayet edenler mutlaka okusunlar derim. #koyusiyahlikitapatolye
Kusursuz DikkatChris Bailey · SaltOkur · 2020152 okunma
Hüseyin ÖZDEMİR
Hocam ayrıntılı yorumunuz icin teşekkürler. Pür dikkat ve kusursuz dikkat kitapları ilgili çekti. Yorumlarda gezerken ikisini de okumuş ve hatta üzerinden epey zaman geçmiş birini görmek harika. Bu konuda bu iki kitaptan yada üçüncü farklı bir kitaptan baslamak üzere tavsiyeniz var mı? Hangi kitabi ilk tavsiye edersiniz nedeniyle paylaşabilir misiniz? Teşekkürler.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne gerek vardı ?
7/10
·408 syf.··
2024 5. kitabı
John amcanın ekonomik tetikçilik adına 5. Kitabını da bitirdim. Sindirerek altını çize çize bir ders kitabı mahiyetinde okumamı tamamladım. Bazen kurumları eleştirirken bazen övmekte bazı noktalardaki çelişkili söylemler anlam karmaşası yarattı bende. Ayrıca kitap çok fazla amerika odaklı. 200-300 tane farklı amerika kamu kurumu kısaltması ile kafanız çorba olabilir. 5. Kitapta istanbul bölümü var bi 7-8 sayfa . Keşke daha uzun olsa. Bu bölüm Türkiye’nin kaliteli bi diplomatı olan Uluç Özülker ile sohbeti geçmekte. Neyse velhasıl kelam ilk kitabı çok vurucu ve etkiliydi. Sonraki kitaplarda aynı şeyleri tekrar etmesi samimi değil. Anlatacak farklı şeylerin yoksa niye 5 tane serilik kitap yazarsın ki. Saçma yani. Benim açımdan okuduklarımı perçinlemek oldu ama tabi ki aklımda çok şey kalmıyor. Bir Ekonomik tetikçinin itirafları 1-2-3-4-5 serisinden sadece 1 veya 5. Kitabı okumanız yeterli. Ekonomist değilseniz 5 ini de okumanız zaman kaybı olur. Selametle
Düşünce
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtiraflarıJohn Perkins · April Yayıncılık · 2017222 okunma
Hüseyin ÖZDEMİR
Selamlar Murat Bey, Yeni kitabın birinci kitaptan farkı 2004-günümüz bölümü eklenmiş olması zannedersem, doğru mudur?
Puan vermedi·215 syf.··
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2021 16:00
Durkheim bu kitabı sosyolojiyi biyoloji ve psikolojiden ayrı bir bilim olarak kurma amacıyla ele almıştır. Kitap altı bölümden oluşmaktadır. Durkheim özellikle toplumsal olgunun ne olduğu meselesi üzerinde durarak bir sosyoloğun nasıl bir yöntem kullanması gerektiğini açıklama çabasına girişir. Durkheim’dan önceki sosyologların işin yöntemini kurmaktan daha çok felsefi bir yaklaşımda zihinsel bir çabanın durumları açıklama çabasıyla sosyolojinin varlığından söz edebiliyoruz. Durkheim sosyolojiyi felsefe ve psikolojiden ayırma çabasına girerek bu noktada filozofların ve psikologların üzerlerinde durmadığı konulara bir açıklık getirme çabasına girişmiştir. Sosyolojiyi açıklarken bütünü kendisini oluşturan parçaların bütününden fazla ve farklı olduğu yani aslında toplumu oluşturanın bireyler olduğunu kabul edip toplumun bundan daha fazlası olduğunu vurgular. Burada bireyle toplumu birbirinden ayırma isteğinin sosyolojiyi felsefe, psikoloji ve kimi zamanda tarihten ayırma istemiyle ortaya koyduğunu gözler önüne sermektedir. Durkheim’in geliştirmiş olduğu sosyolojik yöntemde bireylerin toplumsal düzleme etkisinden ziyade toplumun bireyler üzerindeki tesirini anlamaya yönelik bir çabadan söz edilebilir. Ki toplumdaki farklılaşmaların ortaya çıkması noktasında bile bireysel bir farklılıktan ziyade aslında toplumun bireyleri böyle bir farklılık gösterme eğilimine sürüklediği, ittiği ifade edilebilir. Durkheim bugün hala güncelliğini korumaktadır çünkü modern toplumları anlama çabası ve bu konudaki analizleri, özgün fikirleri sosyoloji camiasında halen ürününü korumasına sebep olan bir yapıya sahiptir. Sosyal bilimler söz konusu olunca kalıcı bir eser ortaya koymak güç bir durumken Durkheim’ın isminin ve eserlerinin aynı zamanda eserlerindeki konuların bugün bile güncelliğini
Sosyolojik Yöntemin KurallarıEmile Durkheim · Bordo-Siyah · 2013666 okunma
Hüseyin ÖZDEMİR
Selamlar Hocam Durkheim'in ceza evrimi ile alakalı aşağıdaki gibi bir ifade okudum. "Cemiyet tipinin gerilik durumu, cezaların miktar ve şiddetini artırıcı etki yapar. İleri düzeydeki cemiyet tiplerine doğru gidildikçe, cezaların belirgin bir şekilde yumuşadığı görülür." İlgimi çekti bu konuda biraz okumak istedim. Hangi kitabında bu veya buna benzer konuyu işlemiştir araştırsam da bulamadım. Fikriniz var mı?
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 12:58
Modern sosyolojinin kurucularından biri sayılan Fransız Émile Durkheim'in intihar üzerine yazılmış kitabı, ilk basıldığında ilgileri üzerine çekmese de kısa bir süre sonra popüler olan bir kitap. Konuyu ele alışı ve ortaya koyduğu ispatlar açısından da farklı bir yeri var. Eser kendi içinde üç kitap ve 13 bölümden oluşuyor. İlk kitap, Durkheim'in intiharın sebeplerine yönelik yanlış iddialara getirdiği açıklamalardan oluşuyor. İkinci kitap, Durkheim'in intihar sınıflandırmasını açıklıyor. Buna göre intihar türleri, bencil, özgeci ve kuralsız olmak üzere üç tanedir. Son kitapta ise Durkheim'in intiharın sebebi olarak gösterdiği "toplumsal oluş" konusu inceleniyor. Kitabın tamamında iddiaları ispatlarken istatistiksel pek çok tablo kullanılmış. Tabi kitabı okurken, bu tabloların 1800'lü yıllara ait olduğunu unutmamak gerekiyor. Kitabın ilk yayım tarihi 1897 çünkü. Durkheim'in konuları ele alış biçiminden etkilendim. İddia ve eleştirilerini tek tek ve yavaş yavaş ele alan Durkheim'in cümleleri aynı sebeple sıkıcı da olabiliyor. Özellikle, her bölümün giriş kısımlarında verdiği bilgiler hayli ilgi uyandırıcı ama bölümler ilerlerken (özellikle sayısal ispatlara girildiğinde) bu ilgi kaybolabiliyor. Bunda verilerin 100 yıldan eski olmasının da etkisi var tabi. Uzun süren ama bilgilendirici bir okuma oldu benim için.
İntiharEmile Durkheim · Pozitif Yayınları · 2013953 okunma
Hüseyin ÖZDEMİR
Selamlar Hocam Durkheim'in ceza evrimi ile alakalı aşağıdaki gibi bir ifade okudum. "Cemiyet tipinin gerilik durumu, cezaların miktar ve şiddetini artırıcı etki yapar. İleri düzeydeki cemiyet tiplerine doğru gidildikçe, cezaların belirgin bir şekilde yumuşadığı görülür." İlgimi çekti bu konuda biraz okumak istedim. Hangi kitabında bu veya buna benzer konuyu işlemiştir araştırsam da bulamadım. Fikriniz var mı?
Puan vermedi
Durkheim'a göre, ahlak ve din de dahil olmak üzere toplumun tüm unsurları tarihin ürünleridir. Aşkın bir kökene sahip olmadıkları ve doğal dünyanın bir parçası oldukları için bilimsel olarak incelenebilirler. Durkheim, ahlaki olguları hem sosyal hem de tarihsel olarak şartlandırılmış biçimde ele alır. Her toplum zaman içinde bir toplumdan diğerine dramatik olarak değişebilen kendi ahlaki kurallar dizisini yaratır ve her toplum kendi varoluşsal ihtiyaçlarına az çok yeterli ahlaki ilkeler inşa eder. Durkheim'ın ahlak anlayışı zaman zaman belirsiz olabilir çoğu zaman ahlakı, bireylerin farklı durumlarda davranış biçimlerine reçete eden bir kurallar ve maksimler sistemi olarak açıklar. Bu ahlaki sistemde, kurallar için bir çerçeve sağlayan bir dizi ahlaki değer, inanç ve fikir bulunmaktadır. Ahlak aynı zamanda tamamen sosyal bir olgudur, ahlak toplumun sınırları dışında mevcut değildir. Durkheim'ın iddia ettiği gibi, ahlak sadece bir bireyin bir gruba ait olmasıyla başlar. Ahlak değiştirilemez mi? Bu konuda bireysel özerkliğe yer var mı? Durkheim'a göre, ahlaki kuralların bireyler tarafından körü körüne takip edilmesi gerekmez. Birey toplumun ahlaki ilkelerine karşı çıkmak, eleştirmek veya isyan etmek için bir neden bulursa, bu sadece mümkün değildir, aynı zamanda toplum için de faydalıdır. Örneğin, bir toplumda ya ahlaki bir ilkenin unutulmasına neden olabilecek ya da geleneksel bir ahlaki sistem ile kolektif vicdan tarafından henüz tanınmayan yeni ahlaki düşünceler arasında bir şema yaratabilecek değişiklikler yapılması mümkündür.
1000Kitap
Ahlak ve ToplumEmile Durkheim · Pinhan Yayıncılık · 2016121 okunma
Hüseyin ÖZDEMİR
Selamlar Hocam Durkheim'in ceza evrimi ile alakalı aşağıdaki gibi bir ifade okudum. "Cemiyet tipinin gerilik durumu, cezaların miktar ve şiddetini artırıcı etki yapar. İleri düzeydeki cemiyet tiplerine doğru gidildikçe, cezaların belirgin bir şekilde yumuşadığı görülür." İlgimi çekti bu konuda biraz okumak istedim. Hangi kitabında bu veya buna benzer konuyu işlemiştir araştırsam da bulamadım. Fikriniz var mı?