Aklını dolduran tek şey; nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü: ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşmış duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka alemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor.
elimi tutmuş, bana hâlâ sevildiğimi söylüyordu. Ömrüm boyunca aradığım o güven duygusu, kayıplarımın arasında saklanmış bir hazine gibi önüme serildi. O an, içimde yıllardır aç kalan bir yanım doydu. Çocukluğumun elleri üzerimdeydi, ilk defa kendimi gerçekten "tamamlanmış" hissettim. Bu kadarcık bir sevilme, bu kadarcık bir sevildiğini bilmeydi hayattan istediğim.