Meryem Tarakçıoğlu

Meryem Tarakçıoğlu
@HYXONEY
Kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bi erkek bir kızı almaz, (almak, vermek) bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona ahkâr (en hakir) mahiyeti veren şeylerdir ve hor şeyden evvel bu zihniyeti kadınlarımız kafalarından çıkarmalıdır; bilmelidirler ki iki cins birbiriyle hayatlarını birleştirirken yuvaya getirdikleri aynı kıymette şeylerdir ve koca mal sahibi değil, ortak, hayat ortacı demektir. Bu hukuk müsavatı kadınlarımızın şuurunda yer ettikten sonra onların kuvvetli ve hakiki bir insan olmak için dimağî ve fikrî sahada da yükselmek isteyecekleri tabiidir.
Sayfa 118 - Yapı Kredi Yayınları, 28. Baskı Temmuz 2020·Kitabı okudu
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü (!)
Düşünsenize… Bir kadınsınız ve tarihin en başından beri sırf bu yüzden ötekileştiriliyorsunuz. Yunan mitolojisinde Pandora’sınız ve erkekler için bir bela ve ceza olmak amacıyla dünyaya getiriliyorsunuz. Yahudilik ve Hristiyanlığın dayandığı Eski Ahit’te Havva’sınız ve Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığınız için kadın denme hakkına erişiyorsunuz. İskenderiye’de Hypatia’sınız ve sırf matematikle, bilimle uğraştığınız için bölgenin hakim güçleri tarafından öldürülüyorsunuz. İngiltere’de Brontë Kardeşler’siniz ve dönemin erkek egemen zihniyetinin içinde kaybolmamak için eserlerinizi erkek ismiyle yayımlamak zorunda kalıyorsunuz. Amerika’da tekstil fabrikasındaki işçilersiniz ve daha iyi koşullarda çalışmak için grev yaptığınızda yakılıyorsunuz. Sefiller kitabında Fantine karakterisiniz ve sadece çocuğunuzu görmek için bedeninizi satmak zorunda bırakılıyorsunuz. Almanya’da Yahudi bir kadınsınız ve sırf masum olduğunuz için gaz odalarına yollanıyorsunuz. Wattpad kitaplarında güçsüz bir kadınsınız ve yine kadın yazarlar tarafından erkeğin psikolojik tahakkümünü kullanmasıyla tacizin normalleştirilmesi için bir araç olarak kullanılıyorsunuz. Düşünsenize… Bir erkeksiniz ve.
Edebiyat
Güç alanında hiçbir şey sabit değildir ve en yakın arkadaşlarınız bile en kötü düşmana dönüşebilirler.
Kadim şehir Kudüs
Es-Selâm Dostlar! Uzun zamandır Kudüs'e giden biri olarak son zamanlardaki Gazze / Filistin katliamları minvalinde müsâdenizle duygularımı ifade etmek istiyorum. Liseden beri hayalim Kâdim Şehir Kudüs... Rabbim ilk olarak 2018 yılında gitmeyi nasip etti. Uçağa ilk bindiğinizde sizin bir Müslüman kimliği ile oraya gittiğinizi hisseden Yahudiler, bakışları ile sizleri rahatsız ediyor. İsrail'e giderken gayet kibirliler, İstanbul dönüşünde ise süt dökmüş kedi gibiler. Anlıyoruz ki takiyyenin zirvesini yaşayan iki millet var; Yahudiler ve İran!.. Korkaklıkları, tavırları müptezel kadavra misali âşikâr!.. Kudüs'e uçak seferleri sadece İstanbul'dan var. Sıkı bir güvenlik kontrolü ile uçağa binebiliyorsunuz. Ve uçak saatine geç kalma gibi bir lüksümüz yok. Kesinlikle almıyorlar. Ben-Gurion Tel-Aviv Havalimanına indiğinizde yürüyüş bandında sağlı sollu arz-ı mevt figürleri sizleri karşılıyor. Check-in işlemlerinde bazen sizi sebepsiz saatlerce bekletebiliyorlar. Tel-Aviv ile Kudüs arası yaklaşık 60 km. 45 dakikalık bir yolculuk ile Kudüs'e ulaşabiliyorsunuz. İlk ziyaret yerimiz Zeytin Dağı oluyor ve iddia ediyorum dünyanın en güzel manzarasını görmek isteyen zeytin dağından Mescid-i Aksâ'ya baksın... Kubbetü's -Sahrâ'nın mükemmel mimarisi cezbediyor güzelliği ile! Oteller mâlesef çok pahalı... Çoğu Yahudilerin elinde. Müslümanların işlettiği otelleri her anlamda tercih etmemiz elzemdir derim. Selahaddin Eyyübi caddesinde bulunan St. George Hotelini tavsiye ederim her anlamda muazzam bir mekan. Kudüs sokaklarında gezerken Mahmut Abbas yani El-Fetih'e mensup olanlar yeşil kartlı olmaları sebebiyle rahat bir şekilde hayatlarını ikame edebiliyorlar. Gazze'den gelen Müslümanlar ise mavi kartlılar ve 40 yaşına kadar Mescid-i Aksâ'ya giremiyorlar. Demem o ki İsrail'in piyonu
1000Kitap
" Bir şey ne kadar basit görünüyorsa içimizde o kadar şüphe uyandırmalıdır. "
Sayfa 118·Kitabı okudu
Edebiyat