Biri sordu:Ettehıyyâtü vessalavâtü vetteyyibât'ın mânâsı nedir?
Cevap verdi:"Bu ibadetler, bu kulluklar, bu hizmetler ve bu edepler ne bizden kaynaklanır, ne de bize bağlıdır. Hakikatte ibadetlerimiz ve dualarımız Allah'a aittir. O'nundur onlar. O'nun mülküdür," demektir.
Nitekim Allah Teâlâ'nın şöyle buyurduğu rivayet edilir :"Ey kulum! Senin dualarını ve yakarışlarını derhal kabul ederdim, ama senin yalvarışındaki o ses benim hoşuma gidiyor. İnleyip sızlamaya devam edesin diye kabulü geciktiriyorum, çünkü inleyişindeki o sesi çok beğeniyorum."
Diyor İmam-ı Gazâlî ve ilave ediyor :
Gördüm ve anladım ki, Peygamberlik tavrı aklın ötesindedir; ve her şey, O'nun, Allah Sevgilisinin bâtınından bir feyiz nuru alabilmekten ibarettir. O nura teslim oldum ve kurtuldum!
Bizim ebedî kalmaya namzet tarafımız, herkese, her şeye, her zamana, her mekana şâmil ve Allah'a bağlı olan bu "şuurüstü" ruh bölgemizde. Onu geliştirdiğimiz nisbette yalnızlık dramımızdan kurtuluruz. Her şeyle, herkesle, her zaman ve her mekânla, nihayet Allah'la beraber bir seviyede değil, birlikte oluruz.