Habibe nural

Gretchen, babaannesinin travmasına takılı kaldığını fark ettiğinde, sonunda taşıdığı duyguları fark edecek bir zemine ulaştı. Gözlerini kapatmasını ve hiç tanımadığı babaannesi ve bütün Yahudi ailesi tarafından büyütüldüğünü hayal etmesini istedim. Bu imgeyle yüzleşirken Gretchen, huzurlu -onun aşina olmadığı bir duygu - hissettiğini söyledi. Aslında yakılma isteğinin onun yakılan ailesiyle bağlantılı olduğunu fark etti. O dakikada, kendini öldürme isteği dağıldı, artık ölmek istemiyordu. Gretchen, kendini babaannesiyle özdeşleştirirken, aynı zamanda babaannesinin ailesini öldüren kişiyle de özdeşleştirmişti. Kendini öldürerek bilmeden katillerin öfkesini de canlandırıyordu. Faillerle bu şekilde özdeşleştirme sıradışı değildir. Sonraki nesillerde aile bireylerinde görülen şiddet içeren davranışlar gözden geçirilmelidir.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir dizi tekeşliliğin bir yaşam tarzı olduğu bir kültürde tek bir partnere bağlı kalma fikri antika, eski moda olarak kabul edilir. 1950'li yılların yaygın sorusu olan "Bu ilişki kurtarılabilir mi?" yerini "Bu ilişki kurtarılmalı mı?" sorusuna bırakmıştır. Milyonlarca insan da cevabın "Hayır" olduğuna karar veriyor. Aslında, ironiktir ki günümüzde çoğu kişi boşanmayı bir kişisel gelişim fırsatı olarak görüyor. Giderek daha popüler hale gelen bu görüşe göre insanların büyüyüp değişmesi bir ilişki içindeyken değil, ilişki dağıldığı zamanda oluyor. İnsanlar, ayrılığın kendilerine zarar veren davranışlara gözlerini açtığına ve bu sorunları yeni bir partnerle çözme fırsatı verdiğine inanıyor. Ancak, ilk ilişkide işlevsiz davranışlarını motive eden bilinç dışı arzuları anlamadıkça ve bu arzuları yeni partnerle nasıl tatmin edeceklerini öğrenmedikçe ikinci ilişkinin de suyun altındaki aynı kayalara çarparak karaya oturması kaçınılmazdır.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Eğer erkek, annesinin üzüntülü anlarında babasının ona sevgi dolu sözcüklerle yaklaştığına tanık olmuşsa, neler yapması gerektiği konusunda daha iyi bir fikir sahibi olacaktır. Yine de, hiçbir zaman öğretilmemiş olduğu için bunu tam olarak bilemez.
Psikoloji
Biliyor musunuz, köyde, Marfa Petrovna'nın yanındayken, bütün bu gizemli yerlerin anıları beni öylesine eziyordu ki, anlatamam. Bilenler çok şeyler bulabilirler bu yuvalarda. Lanet olsun! Halk ayılmamacasına kafayı çekiyor, aydın gençlik derseniz, işsizlikten birtakım teorilere kendini kaptırmış, düşler dünyasında yaşıyor; ülke bir baştan bir başa Yahudi akınına uğramış sanki, adamlar ortada para diye bir şey bırakmıyorlar; geri kalanlarsa kendilerini zevk ve eğlenceye vurmuşlar, rezil bir hayat sürüyorlar.
Raskolnikov sinirli bir şekilde: -Hayalet diye bir şeyin olmadığına hiç kuşku yok! dedi. Başka yana bakmakta olan Svidrigaylov gözlerini ağır ağır ona doğru çevirerek: - Demek hiç kuşku yok? -dedi.Demek, siz böyle düşünüyorsunuz? Peki, şöyle düşünemez miyiz acaba (siz de yardım edin bana): "Hayaletler, başka dünyalardan parçalar, bölümlerdir, onların başlangıcıdır. Sağlıklı bir insanın bunları görmesi için hiçbir neden yok, çünkü sağlıklı insan, yeryüzü insanı demektir, yani bu dünyada yaşayan insandır, yeryüzünün düzeni bunun böyle olmasımı gerektiriyor. Ama şu sağlıklı insan biraz hastalanıverince, yani organizmasındaki normal yeryüzü düzeni bozuluverince, bir başka dünyanın olabilirliği kendini duyurmaya başlar; hastalık arttıkça öteki dünya ile yakınlık da artar. İnsan öldüğünde ise doğrudan doğruya öteki dünyaya göçer gider.