Tanrı’nın mutlu olmaları için kullarına bağışladığı evrenin güzelliği, hiçbiri için önem taşımıyordu.Yüreği; barışa, uyanışa ve sevgiye yönelten kainatın güzelliği değildi onları ilgilendiren…Hayır, onların önemsedikleri, birbirleri üzerinde hakimiyet kurabilmeleri için gerekli olan hilelerdi.
Evrenin ruhunu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da kötü olacaktır. Aşk’ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman.