12 Eylül darbesi sonrası düşünce suçuyla hapse düşen İnci ve annesinin hapis cezası yüzünden cezaevinde yaşamak zorunda kalan 5 yaşında ki Barış’ın arasında ki bağı anlatan kitapta özgürce yaşamanın önemini, korkmadan fikirlerimizi paylaşabilmenin, gökyüzünde ki yıldızları görmenin aslında ne kadar büyük bir hediye olduğunu Barış’ın gözünden okuyoruz. Kitabın akıcılığı ve konusu gayet güzel bir günde bitirebilecek kitaplar arasında denilebilir. Şimdiden iyi okumalar
Korkuyu beklerken kitabı 8 öyküden oluşuyor. Oğuz Atay okumaya başlamak isteyenler için başlangıç olarak okunabilecek güzel bir kitap. Öyküler arasında en beğendiğim korkuyu beklerken ve unutulan oldu.
James WALLMAN’ın yazdığı günümüzde ki en büyük sorunlardan biri olan tüketim çılgınlığını konu alan kitap ile karşınızdayım. Hepimiz günümüzde gelinen tüketim miktarının fazlalığının farkındayızdır. Giymediğimiz kıyafetler, etiketi bile açılmadan yıllarca köşede bekleyen eşyalar, hep son model olmasına dikkat ettiğimiz teknolojik aletler ve daha bir çoğu... Bizim eşyalara sahip olmamız gereken yerde gelinen nokta ile birlikte artık eşyalar bizim sahibimiz olmak üzere. Bunda büyük şirketlerin katkısı maalesef çok büyük, Kullan At kültürünün yaygınlaşması ile birlikte global mağazalar her hafta farklı koleksiyon çıkartarak bizi alışverişe yapmaya sevk ediyor. Kitapta birden fazla ailenin alışveriş ve istifleme çılgınlığını bırakıp hayatlarını nasıl değiştirdiklerini okuyoruz. Eşyalar yerine deneyime önem veren insanların hikayesi bu kitap. Evlerimizde yaptığımız istifleme hastalığının getirdiği sonuçları okudukça birçok eşyadan kurtulmak isteyeceğinize eminim. Az ama değerli eşyalarlada çok güzel yaşanabilir yeterki eşyalar sizin sahibiniz olmasın. Fazlalıklardan kurtulun, deneyimlere yer açın
Kitap genel olarak akıcı bir dille yazılmış sıkılmadan kolaylıkla bitirebilirsiniz. Ana karakterimiz Gordon Comstock İngiltere’deki kapital düzene başkaldırıp paraya karşı büyük ve zorlu bir savaş açıyor kendi çapında. Ama bu savaşı çok iyi yönetebildiği pek söylenemez. Gittikçe kendini daha dibe sürükleyen Gordon bunun artık geri dönülemez bir yol olduğunu düşünsede en sonunda kendi de kapitalizmin kollarına tekrardan geri dönmek zorunda kalıyor. Paranın sürekli insanları sömürdüğünü söyleyip ilk fırsatta paranın kölesi olması biraz düşündürücü doğrusu. Kitabı genel olarak sevsem Gordon karakterini hiç sevmedim diyebilirim. Kendi fikirleri ve tembelliği uğruna sürekli çevresindeki insanlara zarar veren bencil bir karakter olmuş. George Orwell okumayı seviyorsanız bu kitabıda seveceğinizi düşünüyorum. Keyifli okumalar.
George ve Lennie’nin arkadaşlıkları, birlikte kurdukları hayaller ve oradan oraya göç edip çalışarak geçen hayatları. Kitapta arkadaşlığı, yalnızlığın insanda uyandırdığı duyguları ve en önemlisi iyi bir insan olmak için akıla ihtiyaç duyulmadığını çok güzel anlatmış. Kitabın sonunu okuyanlar bilicektir aşırı ikilemde kaldığım ve aşırı üzüldüğüm bir son oldu. Keşke böyle olmasaydı dedim ama başka çareside var mıydı diye düşündüm durdum kitap bitince. Hayat bazen bize zorlu seçimler yapmak zorunda bırakabiliyor kitapta bunu görüyoruz. Kitap çok kısa ve bir günde bitecek bir kitaptı. Ben severek okudum herkese de tavsiye ederim iyi okumalar.