Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sefile'ye aslında 10 puan vermeyi düşünüyordum ancak uygulamadaki diğer kitapların puanına baktığım zaman biri hariç hepsi 10 . O yüzden Üstadın ilk kitabı olması dolayısıyla Sefile'ye 9 puan verdim. İncelemeye başlamadan önce Özgür Yayınları hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Ben günümüz Türkçesine çevrilmiş romanların okunmasına karşıyım. Tabi edebiyatla ilgilenmeyen sadece tüketmek amacıyla okumak isteyen biri günümüz Türkçesine çevrilmiş kitapları tercih edebilir ona bir şey demiyorum. Özgür Yayınları günümüz Türkçesine tam olarak çevirmiyor sadece kelimelerin yanına parantez ile günümüzde kullandığımız anlamlarını veriyor. Bu sayede yazarın seçtiği kelimelerle okumanın zevkini yaşama imkanı buluyorum.
Sefile'yi incelemeye geçecek olursam benim beğendiğim bir kitap oldu. Kitabın başında Halit Ziya'yı çalışmış olan Ömer Faruk Huyugüzel hocanın Sefile ile ilgili açıklamasının olması beni mutlu etti, zaten kendisi yayına hazırlamış. Okuma zevkini korumak isteyen olursa bu açıklamayı en son okuyabilir çünkü içerisinde kitabın sonu ile ilgili bilgiler mevcut. Kitabın başında bulunan bu yazıda Halit Ziya'nın bu kitabı Ahmet Mithat Efendi'nin "Henüz On Yedi Yaşında" romanına bir cevap olarak yazıldığı belirtilmektedir. Henüz On Yedi Yaşında'da yoksulluk yüzünden fuhuşa sürüklenen bir Rum kızının bir Türk genci tarafından kurtarılması anlatılmıştır. Sefile'ye baktığımız zaman bu romanın tam tersi olduğu oldukça bellidir. Sefile'nin başkişisi Mazlume Henüz On Yedi Yaşında'daki gibi yoksulluk yüzünden fuhuşa sürüklenmez. Başta gerçekten yoksuldur annesi ölmüştür ve tek başına kalmıştır. Sokaklara düşmüş, günlerce dilencilik yapmıştır. Tam o sırada onu bir hanım gelip kurtarır. Mazlume'yi giydirir, yedirir ona bakar ve evini açar. Mazlume'ye evini açan bu hanım ise
Adam sanki büyüdü, büyüdü, odanın bir kenarını doldurdu.
Yüzü sertti, mavi gözleri keskindi, baktığı şeye nüfuz ediyordu.
"Cal!" dedi sertçe.
"Evet baba?"
"Sana güveniyorum oğlum," dedi Adam.