"Dur yahu! Zenginler uğrunda ölüme sürükleniyoruz diyorsun. Peki, halk ne oluyor? Halk anlamıyor mu bunu? Halka bunu söyleyecek kimse çıkmaz mı? Kimse gidip de onlara, ‘Kardeşler, siz işte bunun için ölüyorsunuz,’ demez mi?”
"Nerde! Diyelim sen gittin konuştun. Burda sözümüzü kümese tıkılı kazlar gibi birbirimizin kulağına fısıldıyoruz. Git bağır bakalım ortalarda, bağırabiliyor musun? Kafana kurşunu yediğin gündür. .."
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki...