Zenginlik bir kez genelleşti mi, ayrım tanımayacaktı. Hiç kuşku yok ki, kişisel mülk ve lüks anlamında zenginliğin eşit bir biçimde dağıtılacağı, buna karşılık iktidarın küçük bir ayrıcalıklı zümrenin elinde toplanacağı bir toplum düşünmek mümkündü. Ama böyle bir toplum uygulamada uzun süre ayakta kalamazdı. Çünkü boş vakit ve güvenlik herkesce paylaşıldığında , yoksulluğun serseme çevirdiği geniş kitleler okuryazar olacak, kendi başına düşünmeyi öğrenecek, o zamanda hiç bir işe yaramadığını sonunda fark ettiği ayrıcalıklı azınlığı ortadan kaldıracaktı. Hiyeraşik toplumun varlığı, uzun sürede, ancak yoksulluk ve cehalete yaslanarak sürebilirdi.
Felaketlerinizi başka biriyle taksim etmek (bölüşmek) saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim edilmiş değil, zarbedilmiş (çarpılmış) olur. Çocuklarının felaketini iki kat fazla hissetmiş olan anneler, bu ızdıraplarını çocuklarına fazlasıyla iade ederler. Böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür.