Dr. HH

BİLGE: Seni anlıyorum Hikmet, diyebilirdi. HİKMET: Seni seviyorum Bilge, diyebilseydi.
1K
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“İşler nasıl gidiyor Hikmet?” Hangi işler? Öyle ya, bir işler olmalı. İnce düşünceli olmalısın Kirkor; herkese her şey sorulmaz. İşler iyidir. Salim’e ödevini yazdırdık. Şimdi, Bilge’yi düşünüyoruz. Beni beklemeyi bilemedi bu kız, albayım. Hikmet! Yeni bir saçmalık tekerlemesi yaratmak üzeresin. Peki albayım, yaratırım. Hayır, yaratma sakın, demek istedim. Hayır, albayım; biraz olsun yaratmak istiyorum. Az vaktim kaldı çünkü albayım.
1000k
„ Avrupa’ya gitmişsin. Baban öyle demişti.» Ben de herkesi bıraktığım yerde, düşündüğüm gibi, durgun ve hareketsiz, yaşıyor sanırım. Bir ihanet kokusu seziliyordu derler ya, albayım...“
1K
„O zaman daha evliydim. Bazı güçlüklerim vardı. Konuşmakla geçeceğini sanıyordum. Seni aradım.» Canım. Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmağa devam edebilir. Sen anlamazsın tabii. Anlamak için, insanın bazı eksik yönleri olmalı.“
Hayat
Sezar, her şeye rağmen, bu komplike vaziyetin kendisine temin edeceği avantajlardan elbette istifade edecekti. Bu, bir tabiat kanunu idi: Beklenmesini bilenler, tabii fırsatlardan istifadeyi her ne kadar düşünmezlerse de, ayaklarına kadar gelen nimetleri teperek, masum arzularının onları sevkettiği mecradan tamamiyle uzaklaşamazlar. Masum...” Hikmet, sözlerini, eliyle de destekleyerek atıldı: “Bu çeşit masumiyetin karşısındayım albayım.” Elinin keskin yanıyla Sezar’ı havada biçti: “Fırsatlardan yararlanmak istemeyen insan, fırsatın dağıtıldığı sırada orada bulunmaz. Kendisini, yaralı bir kalbin emrine sunamaz.” “Bu da bir düşüncedir.” “Hayır, düşünce yalnız budur. Gerisi sahtekârlıktır..”
Felsefe-Düşünce