Doğru söyleyeni, dokuz köyden kovarlarmış. Ben hiçbir şey söylemiyorum, beni yine dokuz köyden kovuyorlar. Siz, aydınlık sabahlarınızda, en rezil kabahatleri, en katlanılmaz günahları işleyip, kiliseye bir girip çıkarak, akpak olmanın yolunu bulmuşsunuz. Ne yazık ki ben günahlarımı tekrar tekrar yaşıyorum. Sonra tekrar beni, dokuz köyden, teker teker, kovuyorlar.
Bedenin nefes alma, dolaşım, sindirim gibi işlevleri ahlak kurallarına değil, yalnızca gerçekten hissettiğimiz duygulara tepki gösterir. Beden, gerçeklere göre yaşar.
Bir çocuk dünyaya geldiği zaman, ebeveynlerinden en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgidir; yani şefkat, dikkat, ilgi, korunma, dostluk ve iletişim kurma isteğidir. Bunlar sağlandığı takdirde, bedenleri hayatları boyunca bu iyi anıları taşıyacaktır ve sonra yetişkinler olarak aynı sevgiyi kendi çocuklarına aktarabileceklerdir. Ancak durum böyle değilse, çocuklar hayatları boyunca ilk hayati ihtiyaçlarının tatmin edilmesine dair bir özlemle başbaşa kalacaklardır. Hayatlarının geri kalanında bu özlem, başka insanlara yönelik olacaktır.