Yazık ki ne yoksunluklar getirdi ilham perim, Nasıl yüce kıvançlara gebeyken, Eklenmese de olur benim şu övgülerim, Konu kendi başına bu denli kıymetliyken!
Ah! Suç benim değil artık yazamıyorsam, Karşında gördüğün yüz, aynaya baktığında, Gölge düşürüyor acemi mısralarıma, Şiirim köreliyor, hor görülüyor benliğim.
Günah değil mi düzelteyim derken bozmak?
Yazacağım derken sana haksızlık etmez miyim?
Yalnız sanadır şu zavallı dizelerim, Yalnız senin güzelliğine, erdemlerine döner dilim.
Ben ne yazarsam yazayım senin uğruna, Eksik kalır hepsi sen aynaya baktığında.
Nedendir daha iyi bir yol bulamamam,
Savaşmak için zaman denen eli kanlı zalimle?
Ve nedendir çürümeye teslim olamamam,
Boş kafiyelerimden daha kutlu bir yol bulmadan?
En mutlu zamanlarındasın şimdi, Can atıyor el değmemiş bahçeler erdemle, Sana can dolu çiçekler verebilmek için, Resmindekilerden çok daha güzel halleriyle.
Lakin hayat çizgilerini düzelten hayattır yine, Ne zamanın kalemi, ne de benim toy kalemim, Kıymet verip yaşatabilir seni insanların gözünde,
Kalbinin erdemleri, suretinin güzelliğiyle.
Kendini kendine bırak, bahşetmek için kendini,
Kendi çizginle var etmektir en iyi yol, yaşatmak için seni.