İslam'ın amacı kesinlikle, kendi akidesini zorla benimsetmek değildir. Bununla beraber İslam soyut bir "akide" de değildir. Dediğimiz gibi İslam, insanın kula kulluktan kurtuluşunun genel bir ilanıdır. Önce, insanın insana egemenliği temeline, insanın insana ibadet etmesi temeline dayanan düzen ve hükümetleri yok etmeyi amaç edinir. Siyasal baskıyı kaldırtıktan, insanların akıllarına ve ruhlarına kendi davetini sunduktan sonra, kendi özgür iradesiyle imanı seçip seçmeme konusunda onları serbest bırakır. Ancak bu, onların heva ve heveslerini tanrı edinmeleri anlamına gelmez. Onlara, kula kul olmayı seçme hakkını da vermez. Allah'ı bırakıp birbirlerini Rab edinemezler. Yeryüzünde insanlığa hükmeden sistemin temelinin yalnızca Allah'a ibadet etme olması gerekir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlığım lekeleneceğine beni öldürün. İnsanların insanlara güveni kalmayacağına, bu dünyada güvenilir bir insanın bile olmayacağına insanların inanması, insanlığın ölümü demektir.
Vizyon+Tutku=Hayal kurmak
Vizyon+Eylem=Düşük performans
Tutku+Eylem=Yanlış hedefler
Vizyon+Eylem+Tutku=İstenen başarı
"Vizyon, bugünü yönetirken, geleceği şekillendirmemizi sağlar." Bir başka yazıda "Vizyon, tutku ve eylemde birlikte olmazsa bir işe yaramaz" diyor. Vizyon olmadan tutkuyla eyleme girişenlere yanlış hedeflere varırlarmış. Vizyon ve tutku olur ama eylem olmazsa hayal kurmaktan öteye gidilmezmiş. Vizyon ve eylem olur da tutku olmazsa ortalama bir performans oluşur ki başarıyı getiremeyebilir diyor. Yani hepsi birden gerekli. Vizyonunun olacak, onu gerçekleştirmek için istekli, tutkulu olacaksın ce eyleme geçeceksin.