Eğer Yahudilerin ölümü, Yahudilerin kesin bir biçimde katkıda bulundukları alanların, bir yanda devrimci politikanın öte yanda rasyonalist felsefenin sonunu getirdiyse, bu, Yahudileri ikinci kez öldürmek anlamına gelecektir. Kurbanlar en çok gösterilmesi gereken hürmet, zihnin şaşkınlığına ve kıyım karşında kendini suçlayarak bocalamasına bağlı olamaz. Bu hürmet, cellatların gözünde kurbanları İnsanlığın temsilcileri olarak tanımlamış olan şeyin devam ettirilmesinde yatar daima.
Romanın önemi, başkasının kaderini belki de öğretici bir biçimde bize sunmasında değildir. O içimizi ısıtır; kendi kaderimizden asla sağlayamayacağımız, bir yabancının kaderini tüketmiş olan alevin verdiği sıcaklıkla. Okuru romana çeken, ürpertilerle dolu hayatını okuduğu bir ölümle ısıtma umududur.
Sanki kesinlikle bizim olan, kaybetmeyeceğimizden emin olduğumuz melekelerimizden biri, deneyimlerimizi paylaşma yeteneğimiz elimizden alınmış gibi.
Bunun nedenlerin biri apaçık ortada: Deneyim değer kaybetti. Üstelik, daha da kaybedeceğe, dipsiz bir uçuruma düşeceğe benziyor.