İbni Sina ruhla ilgili şöyle der:
“İnsanın ruhu kandil, ilim onun aydınlığı ve ilahi hikmet de ondaki zeytinyağı gibidir. İnsan, ruhunun ışık saçmasını istiyorsa, onu bilgiyle beslemelidir.”
“Tanrı’nın yaratması örneği olmayan bir yaratmadır. Sevgi, düşünme ve bilme şeklinde açığa çıkan bu yaratma, bütün varlıkların Tanrı’nın kendi zatına olan sevgisi, bilgisi ve düşünmesiyle meydana gelmiştir. O, ‘Zorunlu Varlık’ olduğu için, varlıkların kendisinden meydana gelmesi de zorunludur.”
“Benim fazilet sahibi bir hekim olmamı çekemiyorlar. Kendilerinin cahilliği karşısında benim faziletlerimi görmek onlara ağır geliyor. Onlar kendi akıllarınca beni çekiştirmekte, didiklemekte olduklarını ve bana bir fenalık yaptıklarını zannediyorlar. Bence onların beni çekiştirmeleri dağkeçilerinin dağa tos vurmalarına benzer. Bir kimse kendisinin ne olduğunu bildikten sonra kendisini bilmeyenlerin onun hakkında söylemekte oldukları sözlerin, onun nazarında hiçbir ehemmiyet ve tesiri yoktur.”