Ama hayatta kalan varsa da fakir akrabalarıyla görüşmüyordu, çünkü para kan bağından daha güçlüydü. 48
Paranız yoksa hayatınız hor görülmekle geçerdi.52
Gerçek fakirlere asla acımamıştı. Acınması gerekenler , orta sınıfın ortasındaki siyah kabanlı fakirlerdi. s55
Sokakta bir sürü güzel kız vardı. Çoğunun yalnız başına ya da başka bir kızla olması tuhaftı.
Bunun nedeni paraydı. Parasız bir erkeği almaktansa , yalnız olmayı tercih eden bir sürü kadın vardı. s55
Bazen sadece ceset olduğumuzu düşünüyorum. Sadece ayaklarımızın üstünde çürüyoruz. 65
Tabii ki tüm kadınlar aynı ! Kadınlar güvenilir bir gelirden ve iki bebekten ve Putney’de penceresinde Aspidistra olan yarı müstakil bir villadan başka ne ister ki ? 89
İnsanın cebinde parası olmadan tam bir insan olamayacağını , tam bir insan gibi hissedemeyeceğini anlamıyor musun ? 114
Yerin dibi yerin dibi ! İş bulup kaybetmenin , başının etini yiyecek arkadaşların, , umudun , korkunun , hırsların , gururun , sorumluluğun, hiçbir borcunun olmadığı , toprağın güvenli ve yumuşak karnı . Gordon orda olmak istiyordu.157
Örneğin küçük memurlar ..
Ancak para iplerini çektiği zaman dans edebilen kuklalar olduklarını biliyorlar mıydı ? Kesin bilmiyorlardı. Biliyorlarsa da umursuyorlar mıydı ? Doğmak, evlenmek , çocuk sahibi olmak , çalışmak ve ölmekle meşgullerdi.
186.
Burnun büyüdü mü İnci? Hani Pinokyo’nunki gibi... Sen anlatmıştın, Pinokyo diye bir kukla varmış. Yalan söyleyince burnu uzuyormuş. Yalan söylersen senin de burnun büyür demiştin bana. Sen de yalan söyledin!
“Seni bırakıp gitmem. Gidersem seni de götür meye çalışırım.”
Hatırlıyor musun, böyle söz vermiştin. Ama “Hoşça kal,” bile demeden gitmişsin.
“İnci, İnci!” diye bağırınca görüverdiler. Seni çağırdığımı duyunca annem ağlamaya başladı. Anladım o zaman, gitmişsin! Bilmem sesimi duydun mu? Kapı yeni kapanmıştı. Duyasın diye bağırdım. Duyduysan geri dönseydin keşke. Bavuluna sığardım. Kimse görmezdi beni. Minicik olurdum. Saklambaç oynarken saklanmıştım bavuluna bir kez. s.15
Bazen gözümüzü kapıdaki deliğe uydurup akşam göğüne bakmaya çalışıyoruz. Bir yıldız görebiliyoruz ara sıra. Ama çok minik görünüyor akşam göğü. Bizim göğümüzün yalnızca gündüzü var. Senin göğünde akşam oluyor mu İnci?"
Annem de çok bekledi . Bu gece yine ağlar. Gizli gizli ağlıyorlar , herkes uyuduktan sonra. Ben uyuyormuş gibi yapıyorum ama saçlarım ıslanıyor. O zaman anlıyorum annemin ağladığını. Sesimi çıkarmıyorum. Benim anladığımı sezerse daha çok üzülür belki diye. s.22
Kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar İnci? Onlar tutsak yaşayabilirler mi?