Teorik bilginin meslek hayatımızdaki yerini sorgulamamızı sağlayan bir eser. Her şeyi bilen bir kişinin pratikte de başarılı olacağını kim iddia edebilir ki. "Öğrenmek" sadece kitaplar sayesinde mi gerçekleşir? Elbette, hayır. Hayatın öğrettikleri kitaplardan öğrendiklerimize kıyasla daha kalıcı ve daha acı olur. Kahramanımız üniversiteden mezun olur olmaz gerçek hayatın kucağında kendisini buluyor. Tabir yerindeyse sudan çıkmış balık gibidir. İşte roman burada başlıyor. Çünkü hayat bu balığa nasıl evrilmesi gerektiğini yaptığı küçük sürprizlerle kahramanımıza öğretiyor. Bu evrilmeyi sağlayan şey kahramanımızın karşılaştığı zorluklar ve bu zorlukların ortadan kaldırmak için artık ustalaştığı hızlı karar verebilme becerisi sayesinde oluyor.
Eserin dili oldukça akıcı, yer yer de nüktedan. Bu durum eserin hızlıca okunmasını sağlıyor. Ayrıca eser, dönemin batıl inançlarına, sosyal hayatına ve Bolşevik Devrimi ile ilgili konulara da değinmiş.