"Tanrı merhametten de, şefkatten de büyüktür. Tabii, şiddet ve cezadan da. O'nda hepsi vardır ,O'nda hepsi birdir. Bir olmak demek, çok olanı bir görünümde toplamak demektir ama farklılıklarını silmeden, aynılaştırmadan, birbirine benzetmeden. Çünkü her varoluşun bir anlamı, bir gereği vardır. Çoğu zaman mesele Tanrı'nın ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. Sevgi dolu olanlar merhameti görür, zalim olanlar şiddeti. Zeki olanlar aklı görür, aptal olanlar kör inancı; alimler bilimi görür, cahiller mucizeyi."
" İnsan neden hayvanattan daha üstün duyarlılıkları olduğuyla böbürlenir ki; bu onları daha bağımlı varlıklar haline getiriyor, o kadar. Eğer içtepilerimiz açlık, susuzluk ve arzuyla sınırlı olsaydı, neredeyse özgür olabilirdik; ama esen her rüzgarın ve tesadüfi bir kelimenin ya da o kelimenin bizde uyandırabileceği manzaranın hareket ettirdiği varlıklarız. "
...Derinden bir bakış, şefkatli bir dokunuş, içten bir fısıltı, tatlı bir gülümseyiş, ham bir meyvenin ağzımızda bıraktığı tat, çorak topraklarda açan narin çiçekler gibi yaşamamız gerektiğini kanıtlayan o kadar çok işaret var ki yeryüzünde. Zalimlere, kötülüklere bakıp küsmek kendi kendimize haksızlık etmek olurdu.