Cemil Bey, 18 Ocak 1971 tarihinde oğluna yazdığı açık mektupta şöyle diyor:
Karlı bir şubat sabahı Ayaş’ta gözlerini açtığın zaman ilk işin ağlamak olmuştu.
Şimdi anlıyorum; çünkü karşında yaratık olarak ilk defa bizi görmüştün:
İnsanları...
Yani bütün istikbalini onların mutlu olmaları uğrunda feda edeceğin insanları...
Canavarların en korkuncu olan bizleri...
Tanrı’nın bahşettiği zeka ve yetenekleri, zehirli birer hançer gibi hemcinslerinin azap çekmesinde kullanan uygar yaratıkları...
Onları gördün ve içinden, “Ben bütün ömrümü bu nankör yaratıklar arasında mı geçireceğim,” diye düşündün.
Onun için ağladın.
Baharın en güzel ayı benim için de mayıs olabilirdi, eğer abim Deniz ve iki yiğit arkadaşı 72’nin 6 Mayıs’ında, kin ve intikam duygularıyla idam edilmeseydi…
Rönesans ile zirveye ulaşan İtalyan şehir devletlerinin (Venedik, Floransa, Milano vb.) kültürel gücü, sanatın gelişimi ve zamanla bu gücün nasıl zayıflayarak çöküşe geçtiği anlatılır.
Avrupa'yı Şekillendiren Model: İtalya'nın yalnızca bir coğrafi bölge değil, aynı zamanda Avrupa medeniyetinin yönünü çizen bir "model" olarak nasıl rol oynadığı gözler önüne serilir.
Siyasal ve Ekonomik Yapı: Dönemin siyasi karmaşası ve dönemin entelektüel/tarihi dinamikleri mercek altına alınır.
İtalya, sanat tarihindeki üç büyük akıma öncülük etti: Rönesans, Maniyerizm ve Barok. Dünya tarihinde tamamen şaşırtıcı ve benzersiz olan bu “altın çağı” bugünün merceğinden incelemek; parçalanmış, çok yönlü ve ilk bakışta çelişkili bir tarihi, belirli bir tarihsel döneme olduğu kadar mevcut gerçekliğimize de hitap eden tek bir birleştirici anlatıda toplamamızı sağlar. Fernand Braudel’in İtalyan Modeli’nde başardığı şey budur.
Braudel, İtalya’nın olağanüstü kültürel gelişimi sırasında sanat, bilim, politika ve ticaret arasındaki karmaşık etkileşimi inceliyor; İtalyan toplumlarının siyasal karmaşıklığı ve yaşanan muazzam kapitalist yayılmanın mantığı içinde, bu sürecin nüanslarını titiz ve özgün bir yöntemle aktararak, sanat tarihindeki büyük anların nasıl ortaya çıktığını.
, Yayıldığını ve kaybolduğunu anlamaya çalışıyor. İtalyan Modeli, İtalya’nın 1450’den 1650’ye kadar süregelen ihtişamını ve çöküşünü gözler önüne seriyor. İtalyan Modeli
YazarFernand Braudel'in kalemimden okuduk..
İtalyan deniz filolarının
üstünlüğü XII. yüzyıldan en az
1550 civarına, bir olasılıkla da
1570'e kadar sürdü. Kesin tarih belirsizdir çünkü İtalyan deniz gücü Fransa ve İspanya'daki durumun tersine genel tarihin usulüne uygun biçimde tarihlendirip kayda geçirdiği büyük yankılar uyandırmış bir bozgunun ardından çökmedi. İtalya bir La Hougue, bir Trafalgar yaşamamış tır. Bununla birlikte İtalya'nın denizdeki üstünlüğünün en geç 1570'te sona erdiği konusunda pek kuşku yoktur.