"Yaşamak" bu kadar zor olmamalıydı insanlar icin.
Baskahramanımız Fugui, dönemin zengin ailesinin mirasyedi oğlu. Uyuşturucu ve kumarla birlikte her şeyi kaybeder ve dramatik olaylar örgüsü bundan sonra durdurulamaz şekilde başlar. "Ben Xu ailesnin mirasyedisiyim, babamın deyimiyle onun günahıyım." (S13)
Okumaya başladığımda Fugui' ye çok sinirlendim,öfkelenerek okudum ama okumaya devam ettikçe bazı alanlarda sinirim devam etse de yaşadıklarını içimde hissettikçe üzülmeye ve acımaya başlayacak kadar yoğun duygularla sürükledi beni..
Adı "Yaşamak" olan bir kitabın içeriğinde bu kadar ölüm olmalıydı
Her okuduğum sayfada daha ne olabilir ki derken her seferinde daha çok üzüldüğüm ve okudukça içime işleyen bir ruhsal yolculuk... Okurken sarsıldığım üzerine konuşup, anlatmak ve dinlemek istediğim bi kitap.
Yazarın anlatımı yalın ve konu itibariyle de okuması kolay, akıcı bir kitap.
Bu arada dönemin siyasi ve sosyal durumunu da açık bir şekilde gözler önüne sermiş ve bu sebeple kendi ülkesinde yasaklanan bir kitap. Kitapta Kültür Devrimini, ülkenin iç savaşını ve kominist düzenin işçileri sistematik olarak nasıl ezdigine şahit oluyoruz.
Herkese keyifli okumalar...