Görüş ve kuramlarımı, kendi doğrultularından sapmadan ancak el yordamıyla, düşe kalka, takıla düşe ilerletebiliyorum; oldum olası elimden geleni yapmak bana yeterli gelmemiştir, delip geçemediğim bir sis bulutunun arkasında uzanan uçsuz bucaksız araziye bakarken gözlerim bulanık ve yetersiz kalıyor. Konu ne olursa olsun o konuda aklımda olanları hiçbir kaynağa başvurmadan sırf kendi özvarlığımdan beslenerek, önyargıya kapılmadan yazmayı görev bildiysem de sonradan büyük yazarların aynı başlıklarda yazdıklarıyla karşılaşınca, onlara kıyasla öyle hafif, öyle sönük, öyle eften püften ve yontulmamış kaldım ki, kendime duyduğum küçümseme ve acımayı itiraf edip açıkça ortaya koymayı da ayrıca görev kabul ettim'İşte bu, işte bu!' diye mırıldanırken bir yandan da çok geriden olsa bile onlarla aynı iz üzerinde olduğum ve görüşlerim onlarınkiyle sık sık örtüştüğü için kendimle gurur duydum.