O an içimdeki bu donuklașma sürecinin ne kadar ilerlemiş olduğunun birden bilincine vardım; akan, yansıyan sular gibi hiçbir şeyin tutsağı olmadan, hiçbir yerde köklenmeden, kayıp gidiyordum ve bu soğukluğun ölüme, cesede benzer bir yanının olduğunu çok iyi biliyordum; henüz çürümenin kötü kokan zerresi sarmamıștı gerçi, ama umutsuz bir donukluğun, acımasız soğuk bir hissizliğin gerçek anlamda bedensel ölümün ve çürümenin önüne geçtiğinin dışarıdan da belli olduğu dakikaydı.
Beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi. Boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle Yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni bu sefer geride bir şey bırakmadım tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim...