Şeytanın vadettiği çağ başladı .
Siz zannediyorsunuz ki bu dünya hala para,güç ve mevki savaşlarıyla dönüyor.
Ama gerçek şu ki:
Para onların.Güç onların.Sistem onların.O savaş çoktan kazanıldı ve bitti .
Ve şimdiki savaş sizin zihninizde,ruhunuzda , frekansınızda …
Bu bir ekonomi savaşı değil .
Bu ,Allah’ın sistemine karşı açılmış kadim bir isyanın son perdesidir .
Ve o isyan ,çok eski bir konuşmayla başlamıştı :
Nefis dediki:
“Sen sensin, bende ben .
Sen senliliğini bırakmadıkça ,ben sana secde etmem .”
Ve Allah buyurdu :
“Ben benliğimi bırakmam .”
O gün nefs ilahlık tasladı .
Ve şeytan devreye girdi :
“Yemin ederim ,kıyamete kadar onların yolunu keseceğim .”(A’araf ,16)
İşte bugün yaşadığımız çağ ,o vaadin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Bu çağ ,şeytanın vadettiği çağdır .
İnsanı Rabbinden koparan ,kulluktan çıkaran .
Öz benliğini unutturan bir çağ …
Zihinleriniz kodlandı .
Ruhlar karartıldı.
Enerji alanlarınıza korku,kaygı,değersizlik yüklendi .
Ve insan ,bu sistemin inşa ettiği bir gölgeye dönüştü.
Bugün secdeler bile robotik .
Dualar ezber .
Ve en acısı : siz kendinizi hala özgür zannediyorsunuz.
Oysa bu çağ da ve bu sistem de özgürlük ilüzyondur.
Bu çağda,Allah ile kulun arasına veri,sistem,algoritma,nefs girmiştir.
Unutmayın: bu savaş sizi öldürmek için değil sizi sizden koparmak için var .
Fırçam ve renk renk boyalarım var. Alev alev dolanıyor içimi çizme isteği. Has olan çizmek değil, özlem. Bir yol çiziyorum, giderek daralan, perspektif bildiğimden değil, gözlem. Yollar uzakta daralıyorlar. Bunu uzun otobüs yolculuklarından biliyorum. bir kız çiziyorum yolun başına, eline bir çanta veriyorum, okula gitsin, okusun hasbam. uzun uzun saçlar çiziyorum, işi ne, tarasın yosmam. sonra resme bakıp basıyorum şarabı bardağın gözüne, bardağın gözünün tam neresi olduğunu çok iyi bilemeyerek. seviyoruz ya içmek gerekli. Kız çıkıp gidiyor resim kağıdından. Fırçalarımı kırıyorum, boyalarımı atıyorum galyan kuyularına. İçimdeki çizme isteği beni bir ressama curo edip basıyorum bardağı şarabın gözüne. Bardağın gözü olmaz, çekmece mi bu. Çekmecenin gözünün de bir şey gördüğü söylenemez. Kendin yarat dertleri, kendin üzül. Delikanlı bir felsefe.