İnsan bir kez anlatmaya başladı mı susmak nedir bilmiyor. Ağzım acıyana kadar konuştum durdum. Kim bilir onlara neler söyledim, şu anda hepsini anımsamıyorum.
O anda dudaklarımda bir acılık hissettim, unutulmuşluğun acısını. Biz niçin yaşardık, ayakkabımızın altından kalkan son tozla rüzgâr her şeyimizi yok ettikten sonra ? Bir insan otuz yıl, belki de kırk yıl boyunca bu küçük salonda nefes almış, okumuş, düşünmüş, konuşmuştu. Aradan sadece üç, dört yıl geçmesi ve yeni birilerinin gelmesi yeterliydi unutulup gitmesi için.