Öldüm önce sonra doğdum şu hayatta. Bilirim insanlar önce doğar sonra ölürler. Öyle damıtıldım ki pis bir nutfeden yaradılış değildi; yaratılmışlığa özüm doğrulmadı ; önce isyan sonra kabulleniş başladı.
İnsanlar garip varlıklar küçüğüm
Konuşmazsın, ne ketumsun derler
Çok konuşursun sussana derler
Senin mutluluğun onlara batar küçüğüm
Kendileri mutsuz olduklarından
Seni de kendileri gibi olmaya iterler
Kendini güzel bulmamalısın
Yoksa egoistsindir
Kendini çirkin bulmamalısın
Yoksa kendinle barışık değilsindir
İnsanlar hep kendisiyle çelişir küçüğüm
Birilerinin sözünü dinlersen
Pısırık işte ya derler
Kendi bildiğini okursan
Bundan adam olmaz derler
İnsanlar ne yaparsan yap seni beğenmezler küçüğüm
Seni kimsenin anlamadığını geç öğreneceksin
Kimsenin seni sen olarak kabullenemediği bir dünyadasın
Kimi üzmemeye çalışırsan en çok onu üzeceksin
O, bu çabayı bile farketmeyecekler
Oysa sen bu çabayla dilim dilim dilimleneceksin
Gün gelecek aşık olacaksın küçüğüm
Herkes yanlış olduğunu söyleyecek
Sonra aşklar bitecek
Herkes kendini müneccim ilan edecek
Ben biliyordum işte biliyordum diyecek
Sanki sen bunları hiç bilmiyormuşsun gibi
Bir şeyleri başaramadığını hissettiğin zamanların olacak
Olacak işte küçüğüm
Tam da o zamanlar ayağa kalk
Bence her bir vatandaşın çözüm üretmek yerine şikayetle harcadığı her dakika ,her an da damlayan musluk gibi bir israftır. o nedenle karşımdaki kişi sorunu anlayıp çözüm üretme değil , bir şikayet tavrı içerisindeyse derin bir nefes alıp yutkunuyorum. O kişi hayatını israf ettiğinin farkında değil . Ne yazık ki farkında olmadığının bile farkında değil.
Doğan Cüceloğlu
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR (ATAOL BEHRAMOĞLU)
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi, olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Beynin kilitlenmesi için binlerce neden vardı ,başka bir şey değil, sadece bu, tıpkı gecikmiş bir ziyaretçinin kendi kapısını kapalı bulması gibi.. Körlük