Mülksüzler, Sosyalizmi veye Kapitalizmi kullanan otoriter devletlere karşı çıkan, anarşist bir topluma verilen isimdir. Bu anarşistlerin takip ettiği ideoloji Odoculuk'tur. Odocular; şeylerin sahibi olmaya calışmamalı, güce sahip olmaya calışmamalı ve her türlü otoriteyi de reddetmelidirler.
Kitabın birçok noktasında Ursula Le Guin'in entelektüel birikimine şahit oluyoruz. Baş karakterimiz bir fizikçi ve zaman üzerine yoğunlaşmış. Alışık olduğumuz Ardışıklık ilkesinin yanında, onu reddetmeden, Eşzamanlılık ilkesinin de mevcut olduğunu ileri sürüyor. Yani zaman bir bütün olarak mevcut(Eşzamanlılık) ama bunu görebilmek için yaşamak gerekiyor(Ardışıklık). Shevek bu durumu şöyle anlatıyor : "Bir ağaca taş atıyorsunuz, eğer Eşzamanlılık yanlısıysanız taş çoktan ağaca çarpmıştır, eğer Ardışıklık yanlısıysanız, taş ağaca hiçbir zaman ulaşamaz. O zaman hangisini seçersiniz? Belki de düşünmeden taş atmayı yeğlersiniz, seçim olmaz. Ben işleri zorlaştırmayı yeğliyorum, o yüzden ikisini de seçiyorum."
Bana göre Le Guin, anarşizmi övüp, otoriter yönetim şekillerini eleştiriyor olsa da, anarşik bir toplumda meydana gelebilecek sorunları da gözler önüne sermek istemiştir. Adeta bu seçeneğin kurgusunu yaparak olası kötü sonuçlarına dikkat çekmiştir.